pub-6450042492155979 google.com, pub-6450042492155979, DIRECT, f08c47fec0942fa0 PEYGAMBERLERİN HAYATLARI: HZ. YAHYA(AS)IN

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Sayfalar

HZ. YAHYA(AS)IN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HZ. YAHYA(AS)IN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2021 Cuma

HZ. YAHYA(AS)IN HAYATI

HZ. YAHYA(AS)IN HAYATI
İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerden. Zekeriyya aleyhisselamın oğludur. Annesinin ismi Elisa olup, İmran’ın kızıydı. Hristiyanlar Elizabeth diyorlar. Davud aleyhisselamın neslinden olup, hazret-i Meryem’in teyzesinin oğluydu.
Allahü teâlâ, onu babası Zekeriyya aleyhisselamın duası üzerine ihsân etti. Zekeriyya aleyhisselam doksan dokuz veya yüz yirmi yaşına geldiği halde neslini devâm ettirecek bir evlâdı yoktu. Hanımı da doksan sekiz yaşındaydı. Gerek kendisinin, gerekse hanımının çocuk sâhibi olma yaşları geçmişti. Fakat içine evlâd sevgisi düşüp kendisine sâlih bir evlâd ihsân etmesi için Allahü teâlâya dua etti. Allahü teâlâ Zekeriyya aleyhisselamın duasını kabul etti. Zekeriyya aleyhisselam odasında namaz kıldığı sırada Cebrâil aleyhisselam ona şöyle nidâ etti:
“Yâ Zekeriyya muhakkak Allahü teâlâ sana kendinden gelen bir kelimeyi (İsa aleyhisselamı) tasdik edici ve kereminin seyyidi ve nefsine hâkim ve sâlihlerden bir peygamber olmak üzere Yahya’yı müjdeliyor.”
Bu husus Âl-i imrân sûresi 38-39. âyetlerinde bildirilmiştir.
Zekeriyya aleyhisselamın ihtiyar olan hanımı hâmile kaldı ve belirli müddetten sonra Yahya aleyhisselam doğdu. Rivâyete göre Yahya aleyhisselamın doğumu ile İsa aleyhisselamın doğumu aynı seneye rastlamaktadır. Doğumundan îtibâren fevkâledelikler içinde olan Yahya aleyhisselam babası Zekeriyya aleyhisselamın nezâretinde yetişti. Küçük yaşta Tevrat’ı okumaya ve hükümlerini anlamaya başladı. Zâten Allahü teâlâ tarafından ona küçük yaşından îtibâren hikmet ihsân edildiği, Tevrat’ı okuyup hükümlerini anlama kâbiliyeti verildiği bildirilmiştir. Tevrat’ı ve hükümlerini küçük yaşta öğrenmiş olan Yahya aleyhisselam bâzan Beyt-ül Makdis’te (Mescid-i Aksa) bâzan da tenhâ ve ıssız yerlerde Allahü teâlâya ibâdet ve tâatla meşgul olurdu.
Öğrendiklerini İsrailoğullarına anlatır, onları Allahü teâlânın emirlerini yapmaya yasaklarından kaçınmaya dâvet ederdi. Gâyet mütevâzî ve sâde bir hayat yaşar, kıldan elbise giyer, arpa ekmeği yerdi. Dünyâya gönül vermezdi. Gece gündüz Allahü teâlâya ibâdet eder, Allah korkusundan dolayı çok ağlardı. Göz yaşları sebebiyle nûrlu yüzü yara olurdu.
Yahya aleyhisselam rüşd (olgunluk) çağına ulaştığı zaman, kendisine Allahü teâlâ tarafından peygamberlik emri bildirildi. İlk önce Musa aleyhisselamın bildirdiği dînin esaslarına uyması ve Tevrat’ın hükümlerini insanlara tebliğ etmesi emredildi. İsa aleyhisselama İncîl nâzil olup, Tevrat’ın hükmü kaldırılınca İsrailoğullarını İncîl’in emir ve yasaklarına uymağa çağırdı. Daha sonra Şam’a giderek insanları hak dîne dâvet etti.
Yahya aleyhisselamın dâvetini kabul edenler olduğu gibi, türlü bahânelerle ona karşı çıkanlar da oldu. Peygamberlerin mucizelerini gördükleri hâlde onlara inanmayıp, karşı çıkan ve birçok peygamberi şehit eden İsrailoğulları İsa aleyhisselama karşı çıkıp onu şehit etmek istediler. Allahü teâlâ İsa aleyhisselamı göğe kaldırdıktan sonra Yahya aleyhisselam İncîl’in hükümlerini insanlara anlatmaya devâm etti. Zâlim Yahudi Hükümdârı Herod’un torunu Birinci Herod, hazret-i Yahya’ya iyi muâmelede bulunurdu. Kendi kardeşinin kızı veya hanımının önceki kocasından bir kızı vardı.Yahudi hükümdârı Birinci Herod bu kızla evlenmeyi ve nikâhlarını Yahya aleyhisselamın yapmasını istedi. Yahya aleyhisselam böyle bir evliliğin hazret-i İsa’nın tebliğ ettiği İncîl kitabında yasaklandığını ve böyle bir nikâhın imkânsız olduğunu bildirdi. Bu duruma içerleyen kızın annesi, Yahya aleyhisselamın öldürülmesini istedi.
Yahya aleyhisselama karşı iyi niyet sâhibi olan birinci Herod da kadının ve kralla evlenmek isteyen kızının isrârı üzerine Yahya aleyhisselamın yakalanıp getirilmesi veya öldürülüp, başının getirilmesini adamlarına emretti.
Herod’un adamları Yahya aleyhisselamı yakalayıp, başını kesmek sûretiyle şehit ettiler. Başka bir rivâyette de yakalayıp getirdiler. Herod kendisi başını kesmek sûretiyle şehit etti. Kesilmiş olmasına rağmen Yahya aleyhisselamın başı mucize olarak: “Bu kızı almak sana helâl değildir.” diye defâlarca söyledi. Allahü teâlâ Yahya aleyhisselamın intikâmını almak için onların başına bâzı musîbetler gönderdi. Bâzı rivâyetlerde Herod ve evlenmek istediği kızı, Karun gibi yerin yuttuğu bildirilmektedir.
Yahya aleyhisselam şehit edildiği zaman otuz dört yaşlarında bulunuyordu. Yahya aleyhisselamın mübârek bedeninin parçaları, başka başka şehirlerdedir. Başı ise Şam’daki Ümeyye Câmiindeki türbededir.
Yahya aleyhisselam sûret itibariyle zamânındaki insanların en güzeli ve hüsn-ü Cemâl sâhibiydi. İnsanlara karşı yumuşak huylu, tevâzû ve şefkât sâhibiydi. Başındaki saçları seyrek ve sesi inceydi.
Ondan önce Yahya ismiyle isimlendirilen olmamış ve ismi Allahü teâlâ tarafından bildirilmişti. Bu husus Meryem sûresi 7. âyetinde bildirilmiştir. Yahya aleyhisselam günahlardan temiz kılınmış olup, takvâ sâhibiydi. Tevâzu sâhibi olup itâatkar ve halim selîmdi. Yahya aleyhisselam doğduğu, öldüğü ve dirildiği günlerde Allahü teâlâ tarafından selâmete erdirildi. Bu husûsiyetleri Meryem sûresi 13, 14 ve 15. âyetlerinde bildirilmiştir.
Mucizeleri:
1. Taşın dile gelmesi: İsrailoğulları, Yahudi Hükümdârı Birinci Herod’un emri üzerine Yahya aleyhisselamı şehit etmek için arıyorlardı. Bu haberi duyan Yahya aleyhisselam onlardan uzaklaşıyordu. Bu sırada bir kaya dile geldi:“Ey Allah’ın peygamberi! Bana gel!”
Yahya aleyhisselam kayaya yaklaştığı zaman içinin kovan gibi oyulmuş olduğunu gördü. O taşın içine girdi. Yahya aleyhisselamı şehit etmek üzere arayan kâfirler o kayaya yaklaştıkları zaman, o kayadan kâfirler üzerine oklar atılmaya başlandı. Bu durumu gören Yahudiler geriye dönüp kaçtılar.
2. Gündüz vakti yıldız göstermesi: Yahya aleyhisselam peygamber olarak vazîfelendirilip Şam’a geldikten sonra insanlar ona; “Hakîkaten peygambersen, bize gündüz gözü ile yıldızları göster.” dediler. İnsanların bu isteği üzerine Yahya aleyhisselam dua edip gündüz güneşin çevresindeki yıldızlar görünmeye başladı.
Kur’ân-ı kerîmde Âl-i imrân, Meryem ve Enbiyâ sûrelerinde Yahya aleyhisselamdan bahsedilmektedir.
Yahyâ -aleyhisselâm- kimdir? Peygamber Efendimizin de bahsettiği ve Kur'an'da geçen Hazreti Yahyâ nasıl bir gençlik dönemi yaşadı? Karakter olarak nasıl bir şahsiyete sahipti?
Yahyâ -aleyhisselâm- ile Hazret-i Meryem, teyze çocukları­dır. Yahyâ -aleyhisselâm- çocukluğundan itibâren ibadetle yetişmiş bir mü’mindir. Kendisine rüşd (ol­gunluk) çağında peygamberlik verilmiştir. Yahyâ -aleyhisselâm- son derece iffetli bir hayat yaşamış, zâlim bir hükümdârın iffetsizliğine karşı çıktığı için şehâdet şerbetini içmiştir.
HZ. YAHYA'NIN (A.S) DÜNYAYA GELİŞİNİ KURAN NASIL ANLATIYOR?
Zekeriyyâ -aleyhisselâm-’a Hazret-i Yahyâ’nın ihsân edilmesi, Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle anlatılır:
“Orada (Beyt-i Makdis’te) Zekeriyyâ, Rabbine duâ etti: «–Bana tarafından hayırlı bir nesil bağışla! Şüphesiz Sen du­âyı hakkıyla işitensin.» dedi.” (Âl-i İmrân, 38)
“Rabbim! dedi: Muhakkak ki ben (o hâle geldim ki) ke­miklerim zayıfladı; saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim! Sa­na (ettiğim) duâ sâyesinde hiç bedbaht olmadım!” (Meryem, 4)
“Doğrusu ben, arkamdan iş başına geçecek olan yakın­larımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından ba­na bir velî (oğul) ver!” (Meryem, 5)
“Ki o, bana vâris olsun; Ya’kûb hânedânına da vâris ol­sun! Rabbim onu rızâna lâyık kıl!” (Meryem, 6)
Zekeriyyâ -aleyhisselâm-’ın can u gönülden yaptığı bu sa­mîmî duâ, ind-i ilâhîde makbûl oldu:
“Zekeriyyâ mâbedde durmuş namaz kılarken melekler O’na şöyle nidâ ettiler: «–Allâh sana, kendisi tarafından ge­len bir kelimeyi tasdîk edici, efendi, iffetli ve sâlihlerden bir peygamber olarak Yahyâ’yı müjdeler.»” (Âl-i İmrân, 39)
Müfessirlerin beyânına göre, âyetteki “kelime” ile kastedilen, Hazret-i Îsâ’dır. Âl-i İmrân Sûresi’nin 45. âyet-i kerîmesi de bunu açıkça ifâde etmektedir. Diğer bir âyet-i kerîme ise şöyledir:
“Allâh buyurdu ki: «–Ey Zekeriyyâ! Biz Sana bir oğul müjdeleriz ki, O’nun adı Yahyâ’dır. Daha önce O’na kimseyi adaş yapmadık!»” (Meryem, 7)
Âyette “Daha önce, O’na kimseyi adaş yapmadık!” buyrulması, Hazret-i Yahyâ’yı tekrîm içindir. Zîrâ Yahyâ ismi ilk olarak O’na verilmiş, üstelik bizzat Cenâb-ı Hak tarafından lutfedilmiştir. Bu aynı zamanda Yahyâ -aleyhisselâm-’ın sâhip olduğu diğer müstes­nâ fazîletleri de ifâde etmektedir.
“Yahyâ”, diri mânâsınadır. İki ihtiyardan bir evlâd bahşedilme­si, âdetâ ölüden diri yaratmak gibidir. Âyet-i kerîmelerde buyrulur:
“Zekeriyyâ: «–Ey Rabbîm! Bana ihtiyarlık gelip çattığına, üstelik karım da kısır olduğuna göre benim nasıl oğlum ola­bilir?» dedi. Allâh şöyle buyurdu: «–İşte böyledir! Allâh di­lediğini yapar!»” (Âl-i İmrân, 40)
“(Allâh:) «–Öyledir!» dedi. Rabbin: «–O Bana kolaydır. Da­ha önce, Sen hiçbir şey değilken Sen’i de yaratmıştım!» bu­yurdu.” (Meryem, 9)
Zekeriyyâ -aleyhisselâm-’ın duâsının kabûl olmasının alâ­meti, üç gün insanlarla işâretten başka şekilde konuşmaması ve Rabbini zikretmesi oldu:
“(Zekeriyyâ:) «–Rabbim! (Oğlum olacağına dâir) bana bir alâmet göster!» dedi. (Allâh) buyurdu ki: «–Sen’in için alâmet, insanlara üç gün, işâretten başka söz söylememendir. Ayrı­ca Rabbini çok zikret; sabah-akşam tesbîh et!»” (Âl-i İmrân, 41)
Zekeriyyâ -aleyhisselâm-, üç gün insanlarla hiç konuşma­dı. Kavmine teblîgâtını toprağa yazarak işâretlerle bildirdi:
“Bunun üzerine Zekeriyyâ, mâbedden kavminin karşısı­na çıkarak onlara: «–Sabah akşam tesbîhte bulunun!» diye işâret verdi.” (Meryem, 11)
Cenâb-ı Hak buyurur:
“Biz (de) O’nun duâsını kabûl ettik ve O’na Yahyâ’yı ver­dik; zevcesini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar (bütün bu peygamberler) hayır işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı. Onlar bize karşı de­rin bir saygı içindeydiler.” (el-Enbiyâ, 90)
Allâh Teâlâ, Yahyâ -aleyhisselâm-’a rüşd çağında iken Tevrât’a sarılmasını emretti:
“«–Ey Yahyâ! Kitâb’a (Tevrât’a) var gücünle sarıl!» (de­dik) ve henüz sabî iken O’na (ilim ve) hikmet verdik!” (Meryem, 12)
“Tarafımızdan O’na kalb yumuşaklığı ve temizlik de (ver­dik). O çok sakınan bir kimse idi.” (Meryem, 13)
“Ana-babasına çok iyi davranırdı; O, isyankâr bir zorba değildi.” (Meryem, 14)
HZ. YAHYA'YA (A.S) PEYGAMBERLİĞİN VERİLİŞİ
Hazret-i Yahyâ’ya peygamberlik verildi. Ancak Îsâ -aley­hisselâm-’a peygamberlik ve İncîl gelene kadar Mûsâ -aleyhisselâm-’ın şerîatine tâbî oldu. Mûsâ -aleyhisselâm-’ın şerîati ile amel eden peygamberlerin sonuncusudur. Babası Zekeriyyâ -aleyhisselâm- gibi şehîd oldu.
Mûsâ -aleyhisselâm-’ın getirdiği şerîate göre kardeş karısıyla evlenmek yasaktır. Bunun cezâsı da kısırlaştırmadır. (Levililer, 18/6-18; 20/19-21) Tevrât’ta yabancılarla zinâ etmenin cezâsı ölüm iken, evlenilmesi yasak olan kişiler arasındaki zinânın cezâsı ise daha farklıdır. (Tesniye, 22/22-27; Levililer, 20/11, 12, 14, 17) Nitekim Hazret-i Yahyâ’nın şehîd edilmesine de sebep olan bu mevzû ile ilgili olarak şöyle bir hâdise nakledilir:
Hazret-i Yahyâ’nın peygamberliği sırasında Kral Herot (Hirodes) kardeşinin karısı ile zinâ eder. Bunun üzerine Hazret-i Yahyâ, bunun ilâhî kanunlara aykırı olduğunu söyleyince kral tarafından zindana atılır. Daha sonra kralın doğum günü şenliğine, zinâ ettiği kadın kızıyla birlikte katılır. Bu kız yapmış olduğu gösterilerle kralı âdeta büyüler ve mest eder. Kral, o gün kız ne dilerse onu yerine getireceğine söz verir. Annesi tarafından kandırılan kız, Hazret-i Yahyâ’nın başını ister. Bu istek karşısında kral çok üzülür, ancak verdiği sözü hatırlar ve Hazret-i Yahyâ, başı kesilerek şehîd edilir. (Luka, 3/19-20; Matta, 14/1-12)
Bir rivâyette Yahyâ -aleyhisselâm-, başı defalarca kesildikten sonra bile zâlim Herot’a:
“–Bu kız sana câiz değildir!..” diye hitâb etti.
Ne gaflettir ki, Yahyâ -aleyhisselâm-’ın peygamberlik mûci­zelerini gördüğü hâlde bedbaht I. Herot, O’na karşı çıkmış ve O’nu şehîd etmiştir.
Yahyâ -aleyhisselâm-’ın mübarek bedeni, muhtelif şehirler­dedir. Başı, Şam’daki Umeyye Câmii’nde gömülüdür.
Herot’la evlenen kız ise, daha sonra yerin dibine geçmiştir.
Hazret-i Îsâ -aleyhisselâm-’ın semâya çekilmesi de bu vakte rastlar. Çünkü o zaman yahûdîler, peygamber öldürecek kadar azgınlaşmışlardı. Nitekim bu ve buna benzer pek çok aşırı cürümleri sebebiyle Cenâb-ı Hak tarafından şöylece lâ­netlendiler:
“Sözlerinden dönmeleri, Allâh’ın âyetlerini inkâr etmele­ri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve «kalblerimiz kı­lıflanmıştır» demeleri sebebiyle (onları lânetledik; kendilerine türlü belâlar verdik. Onların kalbleri kılıflı değildir;) tam aksine küfürleri sebebiyle Allâh o kalbler üzerine mühür vurmuş­tur; pek azı müstesnâ artık îmân etmezler.” (en-Nisâ, 155)
HAZRET-İ YAHYA’NIN (A.S.) ÖZELLİKLERİ
Cenâb-ı Hak O’nun mûcizevî doğumunu, yaşı hayli ilerlemiş olan babasına müjdelerken, sâlih bir gençte bulunması gereken şu güzel vasıflara dikkat çekmiştir:
‒Kendinden önceki peygamberleri tasdik etmesi,
‒Efendi,
‒İffetli ve
‒Sâlih olması. (Bkz. Âl-i İmrân, 39)
Allah Teâlâ, Hazret-i Yahyâ’ya -aleyhisselâm- rüşd çağında iken, indirdiği kitâba sıkıca sarılmasını emretti:
“«–Ey Yahyâ! Kitâb’a bütün gücünle sarıl!» (de­dik) ve henüz çocuk iken O’na (ilim ve) hikmet verdik!” (Meryem, 12)
Gençliğini Cenâb-ı Hakk’ın rızâsı istikâmetinde geçiren Yahyâ -aleyhisselâm- Kur’ân-ı Kerîm’de şu güzel vasıflarıyla methedilir:
“Tarafımızdan O’na kalp yumuşaklığı ve temizlik de (ver­dik). O, müttakî (günahlardan çok sakınan) bir kişiydi. Ana-babasına çok iyi davranırdı...” (Meryem, 13-14)
Hz. Yahya hem Hristiyanlık hem de İslam inancında kabul görülen peygamberler arasında yer almaktadır. Bu kapsamda Hz. Yahya kimdir, hayatı nasıldır, mesleği nedir, mucizeleri ve bunlarla ilgili ayetler nelerdir gibi sorular ortaya atılmaktadır. İşte, Hz. Yahya’nın hayatı ve mucizelerine dair tüm detaylar.
Hz. Yahya peygamberlik yapmak için Şam’a gönderilmiştir ve çocukluk çağından itibaren peygamberlik vazifesini yerine getirmeye çalışmıştır. Hz. Yahya yaşamının bir döneminde Hz. İsa ile bir araya gelmiştir. Hristiyanlık inancına göre Hz. Yahya ile ilgili bilgiler Yeni Ahit’te yer almaktadır. İslam inancına göre de Kur’an-ı Kerim’de yer alan bazı ayetlerde Hz. Yahya’nın hayatı hakkında kısa bilgilere yer verilmektedir.
Hz. Yahya Kimdir?
Hz. Yahya, Zekeriya peygamberin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Aslında Zekeriya peygamber ile eşinin bir müddet çocuğu olmamıştır. Zekeriya peygamber, ölümünden sonra yerine akrabalarının geçeceğini düşünerek Allah’a bir evlat vermesi için dua etmiştir. Bunun üzerine Zekeriya peygamberin duası kabul edilmiş ve oğluna Yahya ismini vermesi emredilmiştir. Yahya peygamberden önce başka hiçbir insanın bu ismi taşımadığı bilinmektedir.
Yahya küçük yaşlardan itibaren hikmet sahibi bir çocuk olarak görünmekteydi. Bu yaşlarda bile Allah’ın emirlerine uyan ve ona saygı duyan bir insandı. Hz. Yahya’nın annesi el-İşba adında bir kadındı. El-İşba ile Hz. Meryem’in annesi kardeştiler.
Haberin Devamı
Hazreti Yahya (A.S) Hayatı (Kıssası)
Hz. Yahya olgunluk çağına geldiğinde kendisine peygamberlik vazifesi tebliğ edilmiştir. Bu bağlamda Hz. Yahya ilk olarak Hz. Musa’ya indirilen Tevrat’ın hükümlerini yaymaya başlamıştır. Ancak Tevrat’ın hükmü kaldırılıp, yerine İncil indirilince insanları İncil’in emirlerine davet etmiştir. Hz. Yahya’nın görevini sürdürdüğü dönemde hem ona inanan hem de inanmayan insanlar olmuştur. Hatta bazı peygamberleri şehit eden İsrailoğulları, onu da şehit etmek istemişlerdir.
Hz. Yahya, otuzlu yaşları geçtiğinde Yahudi hükümdarı Herod’un torunu ile karşı karşıya gelmiştir. Birinci Herod, Hz. Yahya’ya oldukça iyi muamele etmiş ve kendisinden kız kardeşinin kızı ile evlenmesini istemiştir. Bazı kaynaklarda bu kızın Herod’un üvey kızı olduğu da yazmaktadır. Hz. Yahya, İncil hükümlerinde böyle bir nikaha izin verilmediğini öne sürerek bu teklifi reddetmiştir.
Hz. Yahya’nın nikah teklifini reddetmesi üzerine bahsi geçen kızın annesi bu duruma oldukça içerlemiş ve Hz. Yahya’nın öldürülmesi için çabalamıştır. Bunun üzerine Hz. Yahya, Herod’un adamları tarafından yakalanmış ve bazı kaynaklara göre de şehit edilmiştir. Bu kaynaklarda Hz. Yahya’nın başının kesildiği ve bu esnada 34 yaşında olduğu yer almaktadır.
Hazreti Yahya (A.S) Mesleği
Dünyaya gönderilen bütün peygamberler, bu vazifenin yanı sıra farklı mesleklerle de uğraşmışlardır. Hz. Yahya’da peygamberlik görevini icra ettiği sırada vaizlik yapmıştır. Bu kapsamda Hz. Yusuf’un dünya üzerindeki mesleği vaiz olarak kaynaklara yansımıştır.
Hazreti Yahya (A.S) Mucizeleri ve İlgili Ayetler
Hz. Yahya Kur’an’da adı geçen peygamberler arasında yer almaktadır. Al-i İmran, Meryem ve Enbiya Suresi’nde adı geçmektedir. Hz. Yahya da diğer peygamberler gibi bazı mucizeler taşımaktadır. Bu mucizelerden ilki Hz. Yahya Herod’un adamlarından kaçarken bir kayanın dile gelmesidir. Bu kaya hem Hz. Yusuf’u içinde saklamış hem onunla konuşmuş hem de Herod’un adamlarına ok atarak onları korkutmuştur.
Hz. Yahya’nın bir diğer mucizesi de gündüz vakti gökyüzünde yıldız göstermesidir. Bu olay Hz. Yusuf Şam’da bulunurken gerçekleşmiştir. Bu bağlamda insanlar Hz. Yahya’dan gündüz vaktinde kendilerine yıldız göstermesini istemişlerdir. Hz. Yahya’da onların bu isteği üzerine Allah’a yalvararak kendisine yardım etmesini istemiştir. Bunun üzerine gökyüzünde güneş varken yıldızlar görünmeye başlamıştır.
HZ. YAHYA'NIN (A.S) ŞEHADETİ
Yahyâ -aleyhisselâm- şehîd edildiği zaman otuz küsur ya­şındaydı.
O, âyet-i kerîmede de bildirildiği üzere üç tehlikeli günde Allâh Teâlâ’nın rahmetine nâil olmuştur:
“Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kabirden kal­dırılacağı gün O’na selâm olsun!” (Meryem, 15)
Beyzâvî, bu âyeti şöyle açıklar:
“İnsanlara musallat olan şeytan, O’na hayâtında zarar veremesin! Kabir azâbından sâlim olsun! Hesâb korkusu ve cehen­nem azâbı görmesin!”