- Hz. Adem (a.s.) Neden Yaratıldı?
Kâinâtın hâlıkı ve mâliki olan Allâh Teâlâ, kendi varlığını bilmesi, ibâdet ve tâatte bulunması ve yeryüzünü îmâr etmesi için mahlûkâtın en şereflisi olarak “insan”ı yaratmayı murâd etti.
Daha önce halkettiği ve sâdece ibâdetle vazîfelendirdiği meleklere bu ilâhî irâdesini şöyle beyân etti:
AYET: (el-Bakara, 30)“Hani Rabbin meleklere: «Ben yeryüzünde bir halîfe yaratacağım.» buyurmuştu. Melekler: «Bizler hamdinle Sen’i tesbîh ve takdîs edip dururken, yeryüzünde fesad çıkaracak, kanlar dökecek bir kimseyi mi yaratacaksın?» dediler. Allâh da onlara: «Sizin bilemeyeceğinizi herhâlde Ben bilirim!» dedi.”
Allâh’ın bu buyruğu karşısında melekler, hep birlikte:
AYET: (el-Bakara, 32)“«Yâ Rab! Sen’i her türlü noksan sıfatlardan tenzîh ederiz, Sen’in bize öğrettiklerinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Alîm ve Hakîm olan ancak Sen’sin!» dediler.”
HZ. ADEM’İN (A.S.) KISACA HAYATI - Adem Aleyhisselam Kimdir?
Hz. Adem (a.s.) ilk olarak cennet ve dünyâ hayatını yaşayandı,
ilk örtünendi,
ilk unutandı,
ilk hatâ yapandı,
ilk tevbe edendi,
ilk peygamberdi (Kendisine 10 sahîfe indirilmiştir.),
ilk tevhîd mücâdelesi verendi,
ilk evlâd acısını duyandı,
ilk selâmlaşandı,
ilk defa toprağı işleyendi,
hâsılı o ilk insandı,
ilk insan ve ilk peygamberdir, bütün insanlığın atasıdır.
Hz. Adem’in (a.s.) Kur’an-ı Kerim’de adı 25 defa geçer. Ülü’l-azm (En yüksek derecedeki) peygamberlerdendir. Allah bütün isimleri Hz. Adem’e (a.s) öğretti.
Allah önce Hz. Adem‘i (a.s.) sonra Havva validemizi yarattı ve onları birbirine nikahladı.
Allah’ın emri ile bütün melekler Hz. Adem’e (a.s) secde etti fakat şeytan secde etmedi.
Şeytan bu yüzden Allah’ın huzurundan kovuldu.
Bunun üzerine şeytan gerekçesinde haklı olduğunu ispat etmek için Allah’tan insanları doğru yoldan çıkarabilmek için izin istedi.
Böylece insan ile şeytan, hak ile batılın kıyamete kadar sürecek savaşı başladı.
Hz. Adem (a.s.) Havva annemiz ile birlikte Cennet’te iken yasak meyveyi yemeleri sonrası Cennet’ten çıkarılıp yeryüzüne indirildi ve insanoğlu için dünya hayatı başladı.
Hz. Adem (a.s.) ile Hz. Havva dünyaya indirildikten sonra uzun bir süre ayrı kaldılar. Allah tövbelerini kabul edip onları affetti ve birbirlerine kavuşturdu. Hz. Adem (a.s.) ilk defa toprağı işledi, tarım ve hayvancılıkla uğraştı.
Hz. Adem’in (a.s.) oğullarından Kabil, Habil’i öldürerek yeryüzündeki ilk cinayeti işledi.
Hâbil öldürüldükten sonra Allah Hz. Adem ve Havvâ’ya salih evlat olarak Hz. Şit’i (a.s.) verdi.
Hz. Şit’i (a.s.) Kur’ân-ı Kerîm’de ismi geçmeyen peygamberlerden biri olup kendisine 50 sayfa (suhuf) indirildi.
Hz. Adem (a.s.) kaç yılında vefat ettiği bilinmemekle birlikte cuma günü vefat etti. Hz. Adem’in (a.s.) 930 veya 1000 sene yaşadığı rivayet edilir.
Hz. Adem’in (a.s.) kabri rivayetlere göre ise Mekke’de Ebûkubeys mağarasında veya Hindistan’daki Nevz dağındadır.
İlk insan ve ilk peygamber Adem Peygamberin ayrıntılı hayatı...
HZ. ADEM’İN (A.S.) HAYATI - Adem Peygamber Kimdir?
İnsanın bu âlemde zuhûru, Âdem -aleyhisselâm- ile başlamıştır.
İlk insan, ilk peygamber ve ilk mürşid-i kâmil odur.
Kıyâmete kadar teselsül edecek bütün insanlık nesli, ilk yaratılış ânında üstüste çakışmış sonsuz gölgeler gibi onun ferdî varlığında meknûz ve mündemiçti. Bu hakîkate işâret etmek üzere âyet-i kerîmede şöyle buyrulmuştur:
HZ ADEMİN MUCİZELERİ
1-Yırtıcı hayvanlar ile konuşurdu. Bu mucizesinin sebebi şöyledir: Adem aleyhisselam, evladından bir kabileye uğrayıp, onlarla görüşmüştü. Bu kabile, kendilerine dağda yaşayan vahşi hayvanların Mûsâllat olduğunu bildirip şikayet etmişlerdi. Adem aleyhisselam o civarda bulunan yırtıcı hayvanları çağırdı. Hepsi toplandı. Bu vahşi hayvanları; “Evladıma niçin eza ediyorsunuz” diyerek azarladı. Toplanan vahşi hayvanlar dile gelip, konuşmaya başlayıp dediler ki: “Bunlar arasında gıybet, nemime, koğuculuk, söz taşımak gibi kötü huylar yayıldığı için biz onlara eza ediyoruz, sıkıntı veriyoruz.” Adem aleyhisselam onlara iyi geçinmelerini, birbirleriyle çekişmemelerini emretti. O kabile de gıybet, dedikodu gibi kötü huyları terkedip iyi geçindiler. Bundan sonra hayvanlar onlara zarar vermedi.
2-Adem aleyhisselam uzak bir yere gitmek isteyince mesafeler kısalır ve oraya kısa zamanda ulaşırdı. Adem aleyhisselam Hz. Havva ile Cennet’ten yeryüzüne indirildiğinde, kendisi Hindistan’da Seylan (Serendip) adasına, Hz. Havva da Cidde’ye indirilmişti. Aralarındaki mesafeler çok uzaktı.
Adem aleyhisselam yasak edilen ağaçtan yemesi sebebiyle Cennet’ten çıkarıldığı için, hem de Hz. Havva’dan ayrı kalmanın acısıyla tövbe edip iki yüz sene ağladı. Allahü teâlâdan af diledi. Hz. Havva ise daha çok ağlıyordu. Adem aleyhisselam, tövbe edip tövbesi kabûl olduktan sonra, Hz. Havva ile buluşmak için Allahü telaya duâ etti. Allahü teâlâ duâsını kabûl edip, ona uzun mesafeleri kısa zamanda alma mucizesini verdi. Böylece uzaklıklar yakın kılındı. Kısa zamanda Hindistan’dan Mekke’ye vardı ve Arafat ovasında Hz. Havva ile buluştu. Kavuştukları bu ovaya orada buluşmalarından dolayı Arafat denilmiştir.
3-Adem aleyhisselam, dağ ve taşlara elini vurunca hâlis su çıkardı. Bu mucizenin zuhur etmesinin sebebi şöyle idi.. Allahü teâlâ Adem aleyhisselama Kabe’yi yapmayı emretti. Adem aleyhisselam Kabe’yi muazzamayı yaptıktan sonra, Hindistan’a gidip orada dünyâ işlerinden ziraat, ticaret yapıp, evlatlarını yetiştirmekle meşgûl oldu. Peygamber olduğu bildirilince Allahü teâlânın emirlerini insanlara tebliğ etti. Bu sıralarda evladı ve torunları bin kişiye ulaştı. Bunlar birbirleriyle gayet iyi geçiniyorlar ve mes’ud bir hayat yaşıyorlardı. Adem aleyhisselamın evladından Kabil, Habil’i şehid edince, aralarında bir karışıklık çıktı. Kabil oradan kaçıp gitti. Aradan kırk sene geçmişti. Kabil’in evlatları haramlara dalıp, kötü işlerle meşgûl oluyordu. Allahü teâlâ Adem aleyhisselama Kabil’in evlatlarını dine davet etmesini emretti. Adem aleyhisselam onları dine davet edince mucize istediler. Bunun üzerine Adem aleyhisselam mübarek elini büyük bir kayaya dokundurdu. Dokunur dokunmaz kayadan birden bire hâlis bir su fışkırmaya başladı. Bu mucize üzerine çoğu iman etti. Sonra o suyun çevresinde ziraat ve san’atla meşgûl oldular.
4- Adem aleyhisselam her ne vakit arzu ederse ağaçları bir işaret ile yerlerinden kaldırır ve bir işaretle de yerlerine getirirdi. Bu mucizesi şöyle vuku bulmuştur: Adem aleyhisselam Kabil evladından ateşe tapan bir kabileye uğradı. Bu kabileye ateşe tapmaktan vazgeçip Allahü teâlâya iman etmelerini söyledi. Bu daveti üzerine bir ağaç göstererek; “Şu ağaç yerinden kalkıp başka bir yere yerleşsin” dediler. Adem aleyhisselam böyle bir mucizenin hasıl olması için Allahü teâlâya duâ etti. Allahü teâlâ Adem aleyhisselamın duâsını kabûl buyurdu. Allahü teâlâ kendi isimlerini (esmasını) söylemesini ve ağaca işaret etmesini emr buyurdu. Adem aleyhisselam eliyle gösterilen ağaca işaret etti. Ağaç yerinden kalkıp başka bir yere yerleşti.
5- Adem aleyhisselam kendisinden mucize istenildiği bir vakitte avucuna taşları aldı. Bu taşların Allahü teâlânın ismini zikr ve tesbih ettiklerini işitildi. Bu mucizeyi görenlerden pek çok kimse iman etti.
6- Adem aleyhisselam tohum yetiştirmeye müsait olmayan ham tarlaya tohum ektiğinde mucizesiyle tohum bir gün içinde yeşerip olgunlaşırdı.
7- Adem aleyhisselam birgün çocuklarını yemeğe davet etmişti. Hz. Havva yemek hazırlamakla meşgûl iken adem aleyhisselam, evlatlarının yanında mübarek elini ateşe sokup uzun müddet ateşin içinde tuttu. Mucize olarak ateş elini yakmadı.
8- Adem aleyhisselamın evlatlarından Kabil, Habil’i öldürüp kaçtığında Adem aleyhisselam onu aramaya çıktığında, bir mucize olarak bazı taşlar da adem aleyhisselam ile birlikte hareket ederdi.
HAVVA ANAMIZ ADEM BABAMIZIN KABURGA KEMİĞİNDEN Mİ YARATILMIŞTIR?
Kıymetli okuyucularım. Bu iddia o kadar kötü ki,Hz. Havva Hz. Ademden yaratıldı ise Hz Adem aşağıda Tevrat ve İncilde denildiği gibi. Tanrı olmuyor mu? Yok eğer Hz. Havva Hz.Ademin kaburgasından bir parça ise Hz. Havayı doğuran olmuyor mu? Dolayısıyla Onun kızı olmuyor mu? Hz. Adem kendi vucudundan çıkmış kendi kızıyla evlenmiş olmuyor mu? Bir ana doğurduğu oğluyla evlenebilir mi?
Cenâb-ı Hak, Havva'ya Adem'i yarattığı gibi maddeden, topraktan yaratmıştır. Kur'an, kadın-erkek ayrımı yapmadan mutlak insanın topraktan yaratıldığını söyler. Kur'an da bu konuda tam açıklık vardır.
İLK İNSANIN ÇAMURDAN YARATILDIĞINA DAİR AYETLER
SİZİ BİR ÇAMURDAN YARATAN SONRA ÖLÜM ZAMANIN TAKDİR EDEN ANCAK ODUR
AYET:(Enam-2)’’ Sizi bir çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanını takdir eden ancak O'dur. Bir de O'nun katında muayyen bir ecel (kıyamet günü) vardır. Siz hâla şüphe ediyorsunuz.
ALLAH(CC) BUYURDU: BİZ İNSANI SÜZÜLMÜŞ ÇAMURDAN YARATTIK
AYET:( (Müminun- 13)’’ "Biz insanı çamur'un süzülmüşünden yarattık."
ALLAH(CC) BUYURDU: İNSANI BALANGIÇTA ÇAMURDAN YARATAN ODUR
AYET:( Secde -7-9) Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan, sonra onun soyunu, bayağı bir suyun özünden yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah'tır. Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz."
ALLAH(CC) BUYURDU: BEN ÇAMURDAN BİR İNSAN YARATACAĞIM
AYET:(Sad Suresi : 71"Ben çamurdan bir insan yaratacağım"
ALLAH(CC) BUYURDU: BİZ İNSANI PİŞMİŞ ÇAMURDAN YARATTIK
AYET:(Hicr Suresi : 26)"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık’’
Bu ayeti Kerimelerden Hz Havanın Hz. Ademin yaratıldığı çamurdan yaratıldığını çıkarmak mümkün değil mi? Rabbimiz aynı topraktan önce Hz. Ademi sonra Hz Havvayı yaratmış olamaz mı? Niçin? İllada Ademi yaratıp havvayı onun vucudundan yaratıldığını iddia ediyoruz. Bunun kanıtı nedir?
HZ.HAVVA HZ. ADEMİN KABURGA KEMİĞİNDEN DEĞİL AYNI NEFSTEN YARATILMIŞTIR
Kıymetli okuyucular malumunuz nefs beşeri değil ruhanidir.
NEFS: (öncelikli olarak bir kimsenin kendisi veya özü anlamına gelir. Açık ve gizli, dünyaya ve ahirete bakan duy uları, maddî ve mânevî becerileri, arzu, heves ve ihtiyaçları, canı, ruhu, hayatı ve istekleriyle kişinin bizzat kendisi demektir.)
ALLAH(CC)BUYURDU: EY İNSANLAR SİZİ TEK NEFİSTEN YARATAN VE AYNI NEFİSTEN EŞİNİ VAR EDEN ONLARDANDA PEK ÇOK ERKEK VE KADIN MEYDANA GETİRDİK
AYET(Nisa-1)’’ Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabb'inize hürmetsizlikten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'ın ve akrabanın haklarına riayetsizlikten de sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir.’’
ALLAH(CC) BUYURDU: O SİZİ BİR TEK NEFİSTEN BABALARN SULBUNDE KARARLATIRILMIŞ VE ANALARIN RAHMİNDE KARARLAŞMAKTA OLAN YARATANDIR
AYET:(Enam-98)’’ O, sizi bir tek nefisten, babaların sulbünde kararlaşmış ve anaların rahminde kararlaşmakta olarak yaratandır. Anlayan millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.’’
ALLAH(CC) BUYURDU: SİZİ BİR NEFİSTEN YARATAN VE AYNI NEFİSTEN EŞİNİ VAR EDEN BİZİZ
AYET:(Araf-189)’’ Sizi bir nefisten yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de ondan var eden Allah'tır. Eşine yaklaşınca, eşi hafif bir yük yüklendi ve bu halde bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, karı-koca, Rableri olan Allah'a: 'Bize kusursuz bir çocuk verirsen, and olsun ki şükredenlerden oluruz' diye yalvardılar.’’
ALLAH(CC) BUYURDU: EY İNSANLAR SİZİ TEK NEFİSTEN YARATAN VE AYNI NEFİSTEN EŞİNİ YARATTI
AYET:(Zümer-6)’’ Allah sizi bir tek nefsten yarattı, sonra ondan da eşini yarattı. Sizin için hayvanlardan sekiz eş meydana getirdi. Sizi de annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor. İşte bu yaratıcı, Rabbiniz Allah'tır. Mülk O'nundur. O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da (O'na kulluktan) çevriliyorsunuz?’’
Bu ayeti kerimede dikkat edilecek bir hususta şudur. ‘’Sizin için hayvanlardan sekiz eş meydana getirdi’’ Hayvanları sekiz eş olarak yaratan Rabbim.Hz Havvayı yaratmaktan aciz midir de. Hz. Ademin kaburgasından yaratsın.
ALLAH(CC) BUYURDU: İNSANLARIN BEDENLERİ YARATILMADAN ÖNCE ALLAH ADEMDEN KIYAMETE KADAR GELECEK BÜTÜN RUHLARI TOPLAMIŞ ONLARADAN SÖZ ALMIŞTIR
AYET:(Araf-172-173)’’ Rabbin, insanoğlunun sulbünden soyunu alıp devam ettirmiş, onlara: 'Ben sizin Rabbiniz değil miyim' demiş ve buna kendilerini şahit tutmuştu. Onlar da: 'Evet şahidiz' demişlerdi. Bu, kıyamet günü, 'Bizim bundan haberimiz yoktu' dersiniz veya 'Daha önce babalarımız Allah'a ortak koşmuşlardı, biz de onlardan sonra gelen bir soyuz, bizi, boşa çalışanların yaptıklarından ötürü yok eder misin?' dersiniz diyedir.
BU AYET BİZE HAVVA ANAMIZIN ADEM (AS) KABURAGASINDAN YARATILMADIĞININ EN ÖNEMLİ DELİLERİNDENDİR ÖYLEYA KIYAMETE KADAR GELECEK İNSANLARDA ADEMİN KABURGA KEMİĞİNDENMİ ÇIKMIŞTIR
Bu ayeti kerimeden anlıyoruz ki Adem(as) yaratılmadan çok önce ruhlar yani nefsler yaratılmıştır. Dolayısıyla yukarıdaki ayetlerde geçen nefs( kişinin öz varlığı, kişinin kendisi, öz varlık, kişilik.) (kelimesini Ademin vucudu anlamak saçmalamak demek değil midir?
HZ. HAVVANIN HZ. ADEMİN KABURGA KEMİĞİNDEN YARATILDIĞINI İDDİA EDEN TAHRİF EDİLMİŞ TEVRATTIR-İNCİLDİR.
Kıymetli okuyucularım. Hiristiyan ve Yahudiler. Hz. İsanın ve Hz Musanın
Yaratıcı olduğunu ispatlamak için Hz Ademinde Tanrı olduğunu ve Havvayı yarattığını iddia ediyorlar. İşte tevrattaki bu sözler.
Tahrif edilmiş Tevrat'a göre Havva Adem'in kaburga kemiğinden yaratılmıştır.Kur'an'da ise bundan bahsedilmez, Havva adı bile geçmez,''Adem'in karısı'' diye bahsedilir sadece. Fakat İslam geleneğine göre(hadisler) Adem'in karısının adı Tevrat'taki gibi Havva'dır ve Havva yine Tevrat'taki gibi Adem'in kaburga kemiğinden yaratılmıştır;
TEVRAT:Yaratılış:2:21-23=RAB Tanrı Adem'e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı.Adem'den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Adem'e getirdi.
Adem,
“İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik,
Etimden alınmış ettir” dedi,
“Ona ‘Kadın’ denilecek,
Çünkü o adamdan alındı.”
TEVRAT:( Eski Ahit/Tekvin/BAP 2)’’ Sonra, “Âdem’in yalnız kalması iyi değil” dedi, “Ona uygun bir yardımcı yaratacağım.”RAB Tanrı Âdem’e derin bir uyku verdi. Âdem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Âdem’e getirdi. Âdem, “İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik, etimden alınmış ettir” dedi, “Ona ‘Kadın’ denilecek, çünkü o adamdan alındı.”
TEVRAT:“ (Yaratılış 1/21-23 )(Rab Tanrı Âdem’e derin bir uyku verdi. Âdem uyurken, Rab Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Âdem’e getirdi. Âdem, ‘İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik, etimden alınmış ettir’ dedi, ‘Ona Kadın denilecek, çünkü o adamdan alındı.”)
Farkındaysanız hep TANRI ADEM deniyor.
TEVRAT: (Kitab-ı Mukaddes, Tekvin: 2/18-23) "Ve Rab allah dedi: Adam'ın yalnız olması iyi değildir; kendisine uygun bir yardımcı yapacağım. Ve Rab Allah, Adem'in üzerine derin bir uyku getirdi ve o uyudu, onun kaburga kemiklerinden birini aldı ve yerini otla doldurdu. Ve Rab Allah Adem'den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratıp onu Ademe getirdi. Ve Adem dedi: Şimdi bu benim kemiklerimden kemik ve etimden ettir, bu insandan alındığı için ona "nisa" ismi verilsin dedi. Ve Adem karısının ismini Havva koydu, çünkü bütün yaşayanların anası oldu."
İNCİL:( İncil 1. Korintliler 11:12)“Çünkü kadın erkekten yaratıldığı gibi erkekte kadından doğar.”
Gördüğünüz gibi İncilde Kadını erkek yarattı.(Erkek Tanrı) Sonra da kadın tanrısı olan erkeği doğurdu. Deniyor.
İNCİL VE TEVRATTAKİ BU SÖZLER HADİS DİYE BİZE YUTTURULMUŞTUR.
Şimdide bu konuda ki hadislere bakalım benzerliği görünce şaşıracaksınız.
HADİS: "Allah’a ve Ahiret gününe iman eden, bir meseleye şahit olduğu, gördüğü zaman ya hayır konuşsun veya sussun. Kadınlar hakkında iyilik ve hayır tavsiye ediniz. Çünkü onlar kaburga kemiğinden yaratılmışlardır. Kaburga kemiğinin en eğri tarafı da üst tarafı, uç kısmıdır. Eğer onu doğrultup düzeltmeye kalkışırsanız, onu kırarsınız. Kendi halinde bırakırsanız daima eğri kalır. Öyle ise birbirinize, kadınlara iyi davranmayı tavsiye ediniz"( Müslim, feda: 59-60.)
HADİS: Kadın bir kaburga kemiğinden yaratılmıştır! Dilediğin bir tarz üzere doğru olamaz! Eğer ondan istifade etmek istersen, onda bu eğrilik olduğu halde ondan istifade edersin! İsteğine göre onu doğrultmak istersen onu kırarsın! Onun kırılması ise boşanmasıdır!”(Müslim 1468/59, Ebu Avane 4501, Humeydi 1168, İbni Hibban 4179, Begavi Mesabih 2416)
HADİS: “Size kadınlar hakkında hayırlı olmanızı vasiyet ederim. Çünkü kadın eğe kemiğinden yaratılmıştır. Bu kemikten en eğri şey üst tarafıdır. Eğer sen eğri kemiği doğrultmaya çalışırsan onu kırarsın! Onu kendi haline bırakırsan, daima eğri olmaya devam eder! Onun için kadınlar hakkında hayrı tavsiye edici olmanızı isterim!”(Buhari 3110, Müslim 1478/60, Nesei İşretu’n-Nisa 258, İbni Ebi Şeybe 4/184/4, Begavi 2332)
HADİS:"Kadın eğri bir kaburga kemiğinden yaratılmıştır" diye buyrulmaktadır. (Buhârî, Enbiyâ 1, Nikâh 80, Müsned,
ALLAH(CC) BUYURDU: BİZ İNSANI MENİDEN YARATTIK
AYET:(İnsan -2) Hakikatte biz insanı katışık bir nutfeden yarattık; imtihan edelim diye onu işitir ve görür kıldık.
ALLAH(CC) BUYURDU: İNSANI ÇAMURDAN YARATTIK SONRA ONU DÖLLENMİŞ YUMURTA HALİNE GETİRDİK
AYET:(Müminûn-12-13)İnsanı çamurdan oluşan bir özden yarattık. Sonra onu, güçlü ve etkili bir yerde döllenmiş yumurta haline getirdik.
İnsanın bütün gıdası çamurdan, yani su ile toprağın birleşmesinden oluştuğu için yumurta ve spermin kaynağı da çamurdur. Ana rahmi tohumun ekildiği tarla gibidir. Bir ayet şöyledir:
ALLAH(CC) BUYURDU: KADIN ANA RAHMİ TARLA CENİNDE BİTKİ OLARAK TASVİR EDİLMİŞTİR
AYET:(Bakara-223) “Kadınlarınız sizin için bir tarladır.”
Bundan dolayı insanın oluşması, bitkinin oluşmasına benzetilmiştir.
AYET:(Nuh -17) “Allah sizi yerden bir bitki gibi bitirmiştir.”
İsa’nın yaratılışı da Âdem ile Havva’nın yaratılışına benzetilmiştir.
ŞÜPHESİZ İSANIN ÖRNEĞİ ALLAH KATINDA ADEM ÖRNEĞİ GİBİDİR ADEME TOPRAKTA İSAYA MERYEMİN RAHMİNDE OL DEDİ OLDU
AYET: (Ali İmran-59) “Şüphesiz İsa örneği Allah katında Âdem örneği gibidir. Âdem’i topraktan yaratmış, sonra ona ol demiş o da oluşmuştur.”
AYET: (Secde 9)‘Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi ruhundan üflemiştir. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Kâinâtın hâlıkı ve mâliki olan Allâh Teâlâ, kendi varlığını bilmesi, ibâdet ve tâatte bulunması ve yeryüzünü îmâr etmesi için mahlûkâtın en şereflisi olarak “insan”ı yaratmayı murâd etti.
Daha önce halkettiği ve sâdece ibâdetle vazîfelendirdiği meleklere bu ilâhî irâdesini şöyle beyân etti:
AYET: (el-Bakara, 30)“Hani Rabbin meleklere: «Ben yeryüzünde bir halîfe yaratacağım.» buyurmuştu. Melekler: «Bizler hamdinle Sen’i tesbîh ve takdîs edip dururken, yeryüzünde fesad çıkaracak, kanlar dökecek bir kimseyi mi yaratacaksın?» dediler. Allâh da onlara: «Sizin bilemeyeceğinizi herhâlde Ben bilirim!» dedi.”
Allâh’ın bu buyruğu karşısında melekler, hep birlikte:
AYET: (el-Bakara, 32)“«Yâ Rab! Sen’i her türlü noksan sıfatlardan tenzîh ederiz, Sen’in bize öğrettiklerinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz Alîm ve Hakîm olan ancak Sen’sin!» dediler.”
HZ. ADEM’İN (A.S.) KISACA HAYATI - Adem Aleyhisselam Kimdir?
Hz. Adem (a.s.) ilk olarak cennet ve dünyâ hayatını yaşayandı,
ilk örtünendi,
ilk unutandı,
ilk hatâ yapandı,
ilk tevbe edendi,
ilk peygamberdi (Kendisine 10 sahîfe indirilmiştir.),
ilk tevhîd mücâdelesi verendi,
ilk evlâd acısını duyandı,
ilk selâmlaşandı,
ilk defa toprağı işleyendi,
hâsılı o ilk insandı,
ilk insan ve ilk peygamberdir, bütün insanlığın atasıdır.
Hz. Adem’in (a.s.) Kur’an-ı Kerim’de adı 25 defa geçer. Ülü’l-azm (En yüksek derecedeki) peygamberlerdendir. Allah bütün isimleri Hz. Adem’e (a.s) öğretti.
Allah önce Hz. Adem‘i (a.s.) sonra Havva validemizi yarattı ve onları birbirine nikahladı.
Allah’ın emri ile bütün melekler Hz. Adem’e (a.s) secde etti fakat şeytan secde etmedi.
Şeytan bu yüzden Allah’ın huzurundan kovuldu.
Bunun üzerine şeytan gerekçesinde haklı olduğunu ispat etmek için Allah’tan insanları doğru yoldan çıkarabilmek için izin istedi.
Böylece insan ile şeytan, hak ile batılın kıyamete kadar sürecek savaşı başladı.
Hz. Adem (a.s.) Havva annemiz ile birlikte Cennet’te iken yasak meyveyi yemeleri sonrası Cennet’ten çıkarılıp yeryüzüne indirildi ve insanoğlu için dünya hayatı başladı.
Hz. Adem (a.s.) ile Hz. Havva dünyaya indirildikten sonra uzun bir süre ayrı kaldılar. Allah tövbelerini kabul edip onları affetti ve birbirlerine kavuşturdu. Hz. Adem (a.s.) ilk defa toprağı işledi, tarım ve hayvancılıkla uğraştı.
Hz. Adem’in (a.s.) oğullarından Kabil, Habil’i öldürerek yeryüzündeki ilk cinayeti işledi.
Hâbil öldürüldükten sonra Allah Hz. Adem ve Havvâ’ya salih evlat olarak Hz. Şit’i (a.s.) verdi.
Hz. Şit’i (a.s.) Kur’ân-ı Kerîm’de ismi geçmeyen peygamberlerden biri olup kendisine 50 sayfa (suhuf) indirildi.
Hz. Adem (a.s.) kaç yılında vefat ettiği bilinmemekle birlikte cuma günü vefat etti. Hz. Adem’in (a.s.) 930 veya 1000 sene yaşadığı rivayet edilir.
Hz. Adem’in (a.s.) kabri rivayetlere göre ise Mekke’de Ebûkubeys mağarasında veya Hindistan’daki Nevz dağındadır.
İlk insan ve ilk peygamber Adem Peygamberin ayrıntılı hayatı...
HZ. ADEM’İN (A.S.) HAYATI - Adem Peygamber Kimdir?
İnsanın bu âlemde zuhûru, Âdem -aleyhisselâm- ile başlamıştır.
İlk insan, ilk peygamber ve ilk mürşid-i kâmil odur.
Kıyâmete kadar teselsül edecek bütün insanlık nesli, ilk yaratılış ânında üstüste çakışmış sonsuz gölgeler gibi onun ferdî varlığında meknûz ve mündemiçti. Bu hakîkate işâret etmek üzere âyet-i kerîmede şöyle buyrulmuştur:
HZ ADEMİN MUCİZELERİ
1-Yırtıcı hayvanlar ile konuşurdu. Bu mucizesinin sebebi şöyledir: Adem aleyhisselam, evladından bir kabileye uğrayıp, onlarla görüşmüştü. Bu kabile, kendilerine dağda yaşayan vahşi hayvanların Mûsâllat olduğunu bildirip şikayet etmişlerdi. Adem aleyhisselam o civarda bulunan yırtıcı hayvanları çağırdı. Hepsi toplandı. Bu vahşi hayvanları; “Evladıma niçin eza ediyorsunuz” diyerek azarladı. Toplanan vahşi hayvanlar dile gelip, konuşmaya başlayıp dediler ki: “Bunlar arasında gıybet, nemime, koğuculuk, söz taşımak gibi kötü huylar yayıldığı için biz onlara eza ediyoruz, sıkıntı veriyoruz.” Adem aleyhisselam onlara iyi geçinmelerini, birbirleriyle çekişmemelerini emretti. O kabile de gıybet, dedikodu gibi kötü huyları terkedip iyi geçindiler. Bundan sonra hayvanlar onlara zarar vermedi.
2-Adem aleyhisselam uzak bir yere gitmek isteyince mesafeler kısalır ve oraya kısa zamanda ulaşırdı. Adem aleyhisselam Hz. Havva ile Cennet’ten yeryüzüne indirildiğinde, kendisi Hindistan’da Seylan (Serendip) adasına, Hz. Havva da Cidde’ye indirilmişti. Aralarındaki mesafeler çok uzaktı.
Adem aleyhisselam yasak edilen ağaçtan yemesi sebebiyle Cennet’ten çıkarıldığı için, hem de Hz. Havva’dan ayrı kalmanın acısıyla tövbe edip iki yüz sene ağladı. Allahü teâlâdan af diledi. Hz. Havva ise daha çok ağlıyordu. Adem aleyhisselam, tövbe edip tövbesi kabûl olduktan sonra, Hz. Havva ile buluşmak için Allahü telaya duâ etti. Allahü teâlâ duâsını kabûl edip, ona uzun mesafeleri kısa zamanda alma mucizesini verdi. Böylece uzaklıklar yakın kılındı. Kısa zamanda Hindistan’dan Mekke’ye vardı ve Arafat ovasında Hz. Havva ile buluştu. Kavuştukları bu ovaya orada buluşmalarından dolayı Arafat denilmiştir.
3-Adem aleyhisselam, dağ ve taşlara elini vurunca hâlis su çıkardı. Bu mucizenin zuhur etmesinin sebebi şöyle idi.. Allahü teâlâ Adem aleyhisselama Kabe’yi yapmayı emretti. Adem aleyhisselam Kabe’yi muazzamayı yaptıktan sonra, Hindistan’a gidip orada dünyâ işlerinden ziraat, ticaret yapıp, evlatlarını yetiştirmekle meşgûl oldu. Peygamber olduğu bildirilince Allahü teâlânın emirlerini insanlara tebliğ etti. Bu sıralarda evladı ve torunları bin kişiye ulaştı. Bunlar birbirleriyle gayet iyi geçiniyorlar ve mes’ud bir hayat yaşıyorlardı. Adem aleyhisselamın evladından Kabil, Habil’i şehid edince, aralarında bir karışıklık çıktı. Kabil oradan kaçıp gitti. Aradan kırk sene geçmişti. Kabil’in evlatları haramlara dalıp, kötü işlerle meşgûl oluyordu. Allahü teâlâ Adem aleyhisselama Kabil’in evlatlarını dine davet etmesini emretti. Adem aleyhisselam onları dine davet edince mucize istediler. Bunun üzerine Adem aleyhisselam mübarek elini büyük bir kayaya dokundurdu. Dokunur dokunmaz kayadan birden bire hâlis bir su fışkırmaya başladı. Bu mucize üzerine çoğu iman etti. Sonra o suyun çevresinde ziraat ve san’atla meşgûl oldular.
4- Adem aleyhisselam her ne vakit arzu ederse ağaçları bir işaret ile yerlerinden kaldırır ve bir işaretle de yerlerine getirirdi. Bu mucizesi şöyle vuku bulmuştur: Adem aleyhisselam Kabil evladından ateşe tapan bir kabileye uğradı. Bu kabileye ateşe tapmaktan vazgeçip Allahü teâlâya iman etmelerini söyledi. Bu daveti üzerine bir ağaç göstererek; “Şu ağaç yerinden kalkıp başka bir yere yerleşsin” dediler. Adem aleyhisselam böyle bir mucizenin hasıl olması için Allahü teâlâya duâ etti. Allahü teâlâ Adem aleyhisselamın duâsını kabûl buyurdu. Allahü teâlâ kendi isimlerini (esmasını) söylemesini ve ağaca işaret etmesini emr buyurdu. Adem aleyhisselam eliyle gösterilen ağaca işaret etti. Ağaç yerinden kalkıp başka bir yere yerleşti.
5- Adem aleyhisselam kendisinden mucize istenildiği bir vakitte avucuna taşları aldı. Bu taşların Allahü teâlânın ismini zikr ve tesbih ettiklerini işitildi. Bu mucizeyi görenlerden pek çok kimse iman etti.
6- Adem aleyhisselam tohum yetiştirmeye müsait olmayan ham tarlaya tohum ektiğinde mucizesiyle tohum bir gün içinde yeşerip olgunlaşırdı.
7- Adem aleyhisselam birgün çocuklarını yemeğe davet etmişti. Hz. Havva yemek hazırlamakla meşgûl iken adem aleyhisselam, evlatlarının yanında mübarek elini ateşe sokup uzun müddet ateşin içinde tuttu. Mucize olarak ateş elini yakmadı.
8- Adem aleyhisselamın evlatlarından Kabil, Habil’i öldürüp kaçtığında Adem aleyhisselam onu aramaya çıktığında, bir mucize olarak bazı taşlar da adem aleyhisselam ile birlikte hareket ederdi.
HAVVA ANAMIZ ADEM BABAMIZIN KABURGA KEMİĞİNDEN Mİ YARATILMIŞTIR?
Kıymetli okuyucularım. Bu iddia o kadar kötü ki,Hz. Havva Hz. Ademden yaratıldı ise Hz Adem aşağıda Tevrat ve İncilde denildiği gibi. Tanrı olmuyor mu? Yok eğer Hz. Havva Hz.Ademin kaburgasından bir parça ise Hz. Havayı doğuran olmuyor mu? Dolayısıyla Onun kızı olmuyor mu? Hz. Adem kendi vucudundan çıkmış kendi kızıyla evlenmiş olmuyor mu? Bir ana doğurduğu oğluyla evlenebilir mi?
Cenâb-ı Hak, Havva'ya Adem'i yarattığı gibi maddeden, topraktan yaratmıştır. Kur'an, kadın-erkek ayrımı yapmadan mutlak insanın topraktan yaratıldığını söyler. Kur'an da bu konuda tam açıklık vardır.
İLK İNSANIN ÇAMURDAN YARATILDIĞINA DAİR AYETLER
SİZİ BİR ÇAMURDAN YARATAN SONRA ÖLÜM ZAMANIN TAKDİR EDEN ANCAK ODUR
AYET:(Enam-2)’’ Sizi bir çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanını takdir eden ancak O'dur. Bir de O'nun katında muayyen bir ecel (kıyamet günü) vardır. Siz hâla şüphe ediyorsunuz.
ALLAH(CC) BUYURDU: BİZ İNSANI SÜZÜLMÜŞ ÇAMURDAN YARATTIK
AYET:( (Müminun- 13)’’ "Biz insanı çamur'un süzülmüşünden yarattık."
ALLAH(CC) BUYURDU: İNSANI BALANGIÇTA ÇAMURDAN YARATAN ODUR
AYET:( Secde -7-9) Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan, sonra onun soyunu, bayağı bir suyun özünden yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah'tır. Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz."
ALLAH(CC) BUYURDU: BEN ÇAMURDAN BİR İNSAN YARATACAĞIM
AYET:(Sad Suresi : 71"Ben çamurdan bir insan yaratacağım"
ALLAH(CC) BUYURDU: BİZ İNSANI PİŞMİŞ ÇAMURDAN YARATTIK
AYET:(Hicr Suresi : 26)"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık’’
Bu ayeti Kerimelerden Hz Havanın Hz. Ademin yaratıldığı çamurdan yaratıldığını çıkarmak mümkün değil mi? Rabbimiz aynı topraktan önce Hz. Ademi sonra Hz Havvayı yaratmış olamaz mı? Niçin? İllada Ademi yaratıp havvayı onun vucudundan yaratıldığını iddia ediyoruz. Bunun kanıtı nedir?
HZ.HAVVA HZ. ADEMİN KABURGA KEMİĞİNDEN DEĞİL AYNI NEFSTEN YARATILMIŞTIR
Kıymetli okuyucular malumunuz nefs beşeri değil ruhanidir.
NEFS: (öncelikli olarak bir kimsenin kendisi veya özü anlamına gelir. Açık ve gizli, dünyaya ve ahirete bakan duy uları, maddî ve mânevî becerileri, arzu, heves ve ihtiyaçları, canı, ruhu, hayatı ve istekleriyle kişinin bizzat kendisi demektir.)
ALLAH(CC)BUYURDU: EY İNSANLAR SİZİ TEK NEFİSTEN YARATAN VE AYNI NEFİSTEN EŞİNİ VAR EDEN ONLARDANDA PEK ÇOK ERKEK VE KADIN MEYDANA GETİRDİK
AYET(Nisa-1)’’ Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabb'inize hürmetsizlikten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'ın ve akrabanın haklarına riayetsizlikten de sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir.’’
ALLAH(CC) BUYURDU: O SİZİ BİR TEK NEFİSTEN BABALARN SULBUNDE KARARLATIRILMIŞ VE ANALARIN RAHMİNDE KARARLAŞMAKTA OLAN YARATANDIR
AYET:(Enam-98)’’ O, sizi bir tek nefisten, babaların sulbünde kararlaşmış ve anaların rahminde kararlaşmakta olarak yaratandır. Anlayan millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.’’
ALLAH(CC) BUYURDU: SİZİ BİR NEFİSTEN YARATAN VE AYNI NEFİSTEN EŞİNİ VAR EDEN BİZİZ
AYET:(Araf-189)’’ Sizi bir nefisten yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de ondan var eden Allah'tır. Eşine yaklaşınca, eşi hafif bir yük yüklendi ve bu halde bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, karı-koca, Rableri olan Allah'a: 'Bize kusursuz bir çocuk verirsen, and olsun ki şükredenlerden oluruz' diye yalvardılar.’’
ALLAH(CC) BUYURDU: EY İNSANLAR SİZİ TEK NEFİSTEN YARATAN VE AYNI NEFİSTEN EŞİNİ YARATTI
AYET:(Zümer-6)’’ Allah sizi bir tek nefsten yarattı, sonra ondan da eşini yarattı. Sizin için hayvanlardan sekiz eş meydana getirdi. Sizi de annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor. İşte bu yaratıcı, Rabbiniz Allah'tır. Mülk O'nundur. O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da (O'na kulluktan) çevriliyorsunuz?’’
Bu ayeti kerimede dikkat edilecek bir hususta şudur. ‘’Sizin için hayvanlardan sekiz eş meydana getirdi’’ Hayvanları sekiz eş olarak yaratan Rabbim.Hz Havvayı yaratmaktan aciz midir de. Hz. Ademin kaburgasından yaratsın.
ALLAH(CC) BUYURDU: İNSANLARIN BEDENLERİ YARATILMADAN ÖNCE ALLAH ADEMDEN KIYAMETE KADAR GELECEK BÜTÜN RUHLARI TOPLAMIŞ ONLARADAN SÖZ ALMIŞTIR
AYET:(Araf-172-173)’’ Rabbin, insanoğlunun sulbünden soyunu alıp devam ettirmiş, onlara: 'Ben sizin Rabbiniz değil miyim' demiş ve buna kendilerini şahit tutmuştu. Onlar da: 'Evet şahidiz' demişlerdi. Bu, kıyamet günü, 'Bizim bundan haberimiz yoktu' dersiniz veya 'Daha önce babalarımız Allah'a ortak koşmuşlardı, biz de onlardan sonra gelen bir soyuz, bizi, boşa çalışanların yaptıklarından ötürü yok eder misin?' dersiniz diyedir.
BU AYET BİZE HAVVA ANAMIZIN ADEM (AS) KABURAGASINDAN YARATILMADIĞININ EN ÖNEMLİ DELİLERİNDENDİR ÖYLEYA KIYAMETE KADAR GELECEK İNSANLARDA ADEMİN KABURGA KEMİĞİNDENMİ ÇIKMIŞTIR
Bu ayeti kerimeden anlıyoruz ki Adem(as) yaratılmadan çok önce ruhlar yani nefsler yaratılmıştır. Dolayısıyla yukarıdaki ayetlerde geçen nefs( kişinin öz varlığı, kişinin kendisi, öz varlık, kişilik.) (kelimesini Ademin vucudu anlamak saçmalamak demek değil midir?
HZ. HAVVANIN HZ. ADEMİN KABURGA KEMİĞİNDEN YARATILDIĞINI İDDİA EDEN TAHRİF EDİLMİŞ TEVRATTIR-İNCİLDİR.
Kıymetli okuyucularım. Hiristiyan ve Yahudiler. Hz. İsanın ve Hz Musanın
Yaratıcı olduğunu ispatlamak için Hz Ademinde Tanrı olduğunu ve Havvayı yarattığını iddia ediyorlar. İşte tevrattaki bu sözler.
Tahrif edilmiş Tevrat'a göre Havva Adem'in kaburga kemiğinden yaratılmıştır.Kur'an'da ise bundan bahsedilmez, Havva adı bile geçmez,''Adem'in karısı'' diye bahsedilir sadece. Fakat İslam geleneğine göre(hadisler) Adem'in karısının adı Tevrat'taki gibi Havva'dır ve Havva yine Tevrat'taki gibi Adem'in kaburga kemiğinden yaratılmıştır;
TEVRAT:Yaratılış:2:21-23=RAB Tanrı Adem'e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı.Adem'den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Adem'e getirdi.
Adem,
“İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik,
Etimden alınmış ettir” dedi,
“Ona ‘Kadın’ denilecek,
Çünkü o adamdan alındı.”
TEVRAT:( Eski Ahit/Tekvin/BAP 2)’’ Sonra, “Âdem’in yalnız kalması iyi değil” dedi, “Ona uygun bir yardımcı yaratacağım.”RAB Tanrı Âdem’e derin bir uyku verdi. Âdem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Âdem’e getirdi. Âdem, “İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik, etimden alınmış ettir” dedi, “Ona ‘Kadın’ denilecek, çünkü o adamdan alındı.”
TEVRAT:“ (Yaratılış 1/21-23 )(Rab Tanrı Âdem’e derin bir uyku verdi. Âdem uyurken, Rab Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. Âdem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Âdem’e getirdi. Âdem, ‘İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik, etimden alınmış ettir’ dedi, ‘Ona Kadın denilecek, çünkü o adamdan alındı.”)
Farkındaysanız hep TANRI ADEM deniyor.
TEVRAT: (Kitab-ı Mukaddes, Tekvin: 2/18-23) "Ve Rab allah dedi: Adam'ın yalnız olması iyi değildir; kendisine uygun bir yardımcı yapacağım. Ve Rab Allah, Adem'in üzerine derin bir uyku getirdi ve o uyudu, onun kaburga kemiklerinden birini aldı ve yerini otla doldurdu. Ve Rab Allah Adem'den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratıp onu Ademe getirdi. Ve Adem dedi: Şimdi bu benim kemiklerimden kemik ve etimden ettir, bu insandan alındığı için ona "nisa" ismi verilsin dedi. Ve Adem karısının ismini Havva koydu, çünkü bütün yaşayanların anası oldu."
İNCİL:( İncil 1. Korintliler 11:12)“Çünkü kadın erkekten yaratıldığı gibi erkekte kadından doğar.”
Gördüğünüz gibi İncilde Kadını erkek yarattı.(Erkek Tanrı) Sonra da kadın tanrısı olan erkeği doğurdu. Deniyor.
İNCİL VE TEVRATTAKİ BU SÖZLER HADİS DİYE BİZE YUTTURULMUŞTUR.
Şimdide bu konuda ki hadislere bakalım benzerliği görünce şaşıracaksınız.
HADİS: "Allah’a ve Ahiret gününe iman eden, bir meseleye şahit olduğu, gördüğü zaman ya hayır konuşsun veya sussun. Kadınlar hakkında iyilik ve hayır tavsiye ediniz. Çünkü onlar kaburga kemiğinden yaratılmışlardır. Kaburga kemiğinin en eğri tarafı da üst tarafı, uç kısmıdır. Eğer onu doğrultup düzeltmeye kalkışırsanız, onu kırarsınız. Kendi halinde bırakırsanız daima eğri kalır. Öyle ise birbirinize, kadınlara iyi davranmayı tavsiye ediniz"( Müslim, feda: 59-60.)
HADİS: Kadın bir kaburga kemiğinden yaratılmıştır! Dilediğin bir tarz üzere doğru olamaz! Eğer ondan istifade etmek istersen, onda bu eğrilik olduğu halde ondan istifade edersin! İsteğine göre onu doğrultmak istersen onu kırarsın! Onun kırılması ise boşanmasıdır!”(Müslim 1468/59, Ebu Avane 4501, Humeydi 1168, İbni Hibban 4179, Begavi Mesabih 2416)
HADİS: “Size kadınlar hakkında hayırlı olmanızı vasiyet ederim. Çünkü kadın eğe kemiğinden yaratılmıştır. Bu kemikten en eğri şey üst tarafıdır. Eğer sen eğri kemiği doğrultmaya çalışırsan onu kırarsın! Onu kendi haline bırakırsan, daima eğri olmaya devam eder! Onun için kadınlar hakkında hayrı tavsiye edici olmanızı isterim!”(Buhari 3110, Müslim 1478/60, Nesei İşretu’n-Nisa 258, İbni Ebi Şeybe 4/184/4, Begavi 2332)
HADİS:"Kadın eğri bir kaburga kemiğinden yaratılmıştır" diye buyrulmaktadır. (Buhârî, Enbiyâ 1, Nikâh 80, Müsned,
ALLAH(CC) BUYURDU: BİZ İNSANI MENİDEN YARATTIK
AYET:(İnsan -2) Hakikatte biz insanı katışık bir nutfeden yarattık; imtihan edelim diye onu işitir ve görür kıldık.
ALLAH(CC) BUYURDU: İNSANI ÇAMURDAN YARATTIK SONRA ONU DÖLLENMİŞ YUMURTA HALİNE GETİRDİK
AYET:(Müminûn-12-13)İnsanı çamurdan oluşan bir özden yarattık. Sonra onu, güçlü ve etkili bir yerde döllenmiş yumurta haline getirdik.
İnsanın bütün gıdası çamurdan, yani su ile toprağın birleşmesinden oluştuğu için yumurta ve spermin kaynağı da çamurdur. Ana rahmi tohumun ekildiği tarla gibidir. Bir ayet şöyledir:
ALLAH(CC) BUYURDU: KADIN ANA RAHMİ TARLA CENİNDE BİTKİ OLARAK TASVİR EDİLMİŞTİR
AYET:(Bakara-223) “Kadınlarınız sizin için bir tarladır.”
Bundan dolayı insanın oluşması, bitkinin oluşmasına benzetilmiştir.
AYET:(Nuh -17) “Allah sizi yerden bir bitki gibi bitirmiştir.”
İsa’nın yaratılışı da Âdem ile Havva’nın yaratılışına benzetilmiştir.
ŞÜPHESİZ İSANIN ÖRNEĞİ ALLAH KATINDA ADEM ÖRNEĞİ GİBİDİR ADEME TOPRAKTA İSAYA MERYEMİN RAHMİNDE OL DEDİ OLDU
AYET: (Ali İmran-59) “Şüphesiz İsa örneği Allah katında Âdem örneği gibidir. Âdem’i topraktan yaratmış, sonra ona ol demiş o da oluşmuştur.”
AYET: (Secde 9)‘Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi ruhundan üflemiştir. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
ADEM(AS) KENDİ RUHUNDAN ÜFLEYİP ŞEKİL VEREN KULAK, KALP, GÖZ ALLAH(CC) HAŞA HAVVA ANAMIZA ŞEKİL VERİP RUHUNDAN ÜFLEMEKTEN ACİZMİDİR
Ayetler üzerinde dikkatle düşünülünce Meryem’in rahminin de toprak gibi hem ana, hem de baba görevi gördüğü anlaşılır.
AYET: (Enbiya-91) Mahrem yerini koruyan Meryem’e ruhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu, âlemler için bir belge yapmıştık.
AYET:(Tahrîm -12)“Mahrem yerini korumuş olan İmran kızı Meryem de bir örnektir.
Ona ruhumuzdan üflemiştik.
Bu, Meryem’in rahminde yumurta ve sperm üretme özelliğinin olduğunu gösterir.
HZ İSA(AS) YARATILMASI ADEM(AS)A BENZETİLDİĞİNE GÖRE ADEMİN YARATILDĞI TOPRAKTA BU İKİ ÖZELLİK OLMALIDIR YANİ ADEM(AS)TOPRAKTAN GELEN YUMURTAYLA SPERMİN BİRLEŞMESİNDEN OLUŞAN DÖLLENMİ YUMURTADAN YARATILMIŞTIR
İsa’nın yaratılışı, Âdem’inkine benzetildiğine göre Âdem’in yaratıldığı toprakta da bu iki özellik olmalıdır.
Yani Âdem, topraktan gelen yumurtayla spermin birleşmesinden oluşan döllenmiş yumurtadan yaratılmıştır. Havva da aynı şeyden yaratılmıştır.
Bu kadar ayrıntıya girmemiz, kadının yaratılışıyla ilgili doğru bilgileri bulmak içindir. Zira kadını eğri kaburga kemiğinden yaratılmış saymak, onun küçümsenmesine yol açmaktadır.
HAVVA ANAMIZ YA TOPRAKTAN YARATILMIŞTIR YA DA NEFİSTEN AMA ASLA KABURGA KEMİĞİNDEN YARATILMAMIŞTIR.
En doğrusunu Allah(cc) bilir.
YASAK AĞAÇTAN İLK YİYEN HZ HAVVA MIDIR?
HZ. ADEMİN CENNETTEN KOVULMASININ SUÇLUSU HZ HAVVA YANİ KADINLAR MIDIR?
Sayın okurlarım. Her konuda tereyağı gibi su üstüne çıkan erkeklerin Hz. Ademin cennetten kovulmasının suçlusu olarak Hz Havva anamızı yani kadınları suçlamaktadırlar.Acaba doğru mudur? Bu konudaki ayetlere bakalım.
KURAN- KERİMİN HİÇBİR AYETİNDE ŞEYTANA KANIP CENNETTEN KOVULMANIN SUÇLUSUNUN HAVVA ANAMZ OLDUĞU ASLA YOKTUR AKSİNE İKİSİ BİRDEN SUÇLANMIŞTIR
AYET:( Araf- 19)’’ Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.’’
AYET:( Araf- 20)’’Şeytan, kendilerinden 'örtülüp gizlenen çirkin yerlerini' açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir."
AYET:(Araf -21) "Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.
AYET:( Araf- 22)’’ Böylece onları aldatarak düşürdü. Ağacı tattıkları anda ise, ayıp yerleri kendilerine beliriverdi ve üzerlerini cennet yapraklarından örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri kendilerine seslendi: "Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?"
AYET:(Bakara-36)’’ Şeytan onların ayaklarını kaydırıp haddi tecavüz ettirdi ve içinde bulundukları (cennetten) onları çıkardı. Bunun üzerine: Bir kısmınız diğerine düşman olarak ininiz, sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek yaşamak vardır, dedik.’’
Bu ayetlerde cennetten kovulmanın suçlusunun yalnız Hz. Havva olduğuna dair en ufak işaret veya ima var mı? Allah aşkına
Âdem aleyhisselam ve İblis kıssasının yer aldığı
Bakara, 2/34-39;
A’raf, 7/11-25
Tâhâ, 20/116-123. ayetlerde Şeytan’ın Âdem ve eşini (Havva) kandırdığı ve yasak ağaçtan yemelerini sağladığı anlatılmaktadır.
Ayetler üzerinde dikkatle düşünülünce Meryem’in rahminin de toprak gibi hem ana, hem de baba görevi gördüğü anlaşılır.
AYET: (Enbiya-91) Mahrem yerini koruyan Meryem’e ruhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu, âlemler için bir belge yapmıştık.
AYET:(Tahrîm -12)“Mahrem yerini korumuş olan İmran kızı Meryem de bir örnektir.
Ona ruhumuzdan üflemiştik.
Bu, Meryem’in rahminde yumurta ve sperm üretme özelliğinin olduğunu gösterir.
HZ İSA(AS) YARATILMASI ADEM(AS)A BENZETİLDİĞİNE GÖRE ADEMİN YARATILDĞI TOPRAKTA BU İKİ ÖZELLİK OLMALIDIR YANİ ADEM(AS)TOPRAKTAN GELEN YUMURTAYLA SPERMİN BİRLEŞMESİNDEN OLUŞAN DÖLLENMİ YUMURTADAN YARATILMIŞTIR
İsa’nın yaratılışı, Âdem’inkine benzetildiğine göre Âdem’in yaratıldığı toprakta da bu iki özellik olmalıdır.
Yani Âdem, topraktan gelen yumurtayla spermin birleşmesinden oluşan döllenmiş yumurtadan yaratılmıştır. Havva da aynı şeyden yaratılmıştır.
Bu kadar ayrıntıya girmemiz, kadının yaratılışıyla ilgili doğru bilgileri bulmak içindir. Zira kadını eğri kaburga kemiğinden yaratılmış saymak, onun küçümsenmesine yol açmaktadır.
HAVVA ANAMIZ YA TOPRAKTAN YARATILMIŞTIR YA DA NEFİSTEN AMA ASLA KABURGA KEMİĞİNDEN YARATILMAMIŞTIR.
En doğrusunu Allah(cc) bilir.
YASAK AĞAÇTAN İLK YİYEN HZ HAVVA MIDIR?
HZ. ADEMİN CENNETTEN KOVULMASININ SUÇLUSU HZ HAVVA YANİ KADINLAR MIDIR?
Sayın okurlarım. Her konuda tereyağı gibi su üstüne çıkan erkeklerin Hz. Ademin cennetten kovulmasının suçlusu olarak Hz Havva anamızı yani kadınları suçlamaktadırlar.Acaba doğru mudur? Bu konudaki ayetlere bakalım.
KURAN- KERİMİN HİÇBİR AYETİNDE ŞEYTANA KANIP CENNETTEN KOVULMANIN SUÇLUSUNUN HAVVA ANAMZ OLDUĞU ASLA YOKTUR AKSİNE İKİSİ BİRDEN SUÇLANMIŞTIR
AYET:( Araf- 19)’’ Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.’’
AYET:( Araf- 20)’’Şeytan, kendilerinden 'örtülüp gizlenen çirkin yerlerini' açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir."
AYET:(Araf -21) "Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.
AYET:( Araf- 22)’’ Böylece onları aldatarak düşürdü. Ağacı tattıkları anda ise, ayıp yerleri kendilerine beliriverdi ve üzerlerini cennet yapraklarından örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri kendilerine seslendi: "Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?"
AYET:(Bakara-36)’’ Şeytan onların ayaklarını kaydırıp haddi tecavüz ettirdi ve içinde bulundukları (cennetten) onları çıkardı. Bunun üzerine: Bir kısmınız diğerine düşman olarak ininiz, sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek yaşamak vardır, dedik.’’
Bu ayetlerde cennetten kovulmanın suçlusunun yalnız Hz. Havva olduğuna dair en ufak işaret veya ima var mı? Allah aşkına
Âdem aleyhisselam ve İblis kıssasının yer aldığı
Bakara, 2/34-39;
A’raf, 7/11-25
Tâhâ, 20/116-123. ayetlerde Şeytan’ın Âdem ve eşini (Havva) kandırdığı ve yasak ağaçtan yemelerini sağladığı anlatılmaktadır.
BU AYETLERİN HİÇBİRİNDE YASAK AĞAÇTAN İLK YİYENİN KİM OLDUĞUNDAN VE KİMİN KİMİ TEŞVİK EDİP ALDATTIĞINDAN ASLA BAHSEDİLMEMİŞTİR AKSİNE ŞEYTANIN HER İKİSİNİDE ALDATTIĞINDAN BAHSEDİLMİŞTİR
Bu ayetlerin hiçbirinde yasak ağaçtan ilk defa yiyenin kim olduğundan ve kimin kimi teşvik edip aldattığından bahsedilmemektedir.
Aksine, Şeytan’ın her ikisini de aldattığından ve her ikisinin de yasak ağaçtan yediğinden bahsedilmektedir.
Sayın okurlarım tahrif edilmiş Tevratta ve İncilde geçen şu ifadeler ne yazık hadisi şerif diye bize yutturulmuştur.
AŞAĞIDA GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ HAVVA ANAMIZI SUÇLAYAN TAHRİF EDİLMİŞ İNCİL VE TEVRATTIR
İNCİL:"Çünkü önce Adem, sonra Havva yaratıldı; aldatılan da Adem değildi, kadın aldatılıp suç işledi. "-Timoteos 2:13-14 (incil)
TEVRAT:Tevrat’ın Yaratılış (Tekvîn- 3).’’Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi.’’
Tevrat’a göre kır hayvanlarının en hilekârı olan yılan, Aden’deki bahçede (cennet) yaşamakta olan Havva’ya yaklaşmış.
TEVRAT: Tekvin, 3/1-6) ‘Allah bilir ki ondan yediğiniz gün, o vakit gözleriniz açılacak, iyiyi ve kötüyü bilerek Allah gibi olacaksınız’ diyerek onu yasak ağacın meyvesinden yemeğe ikna etmiş, daha sonra Havva yasak meyveden Âdem’e de yedirmiştir.
ŞİMDİDE BU KONUDAKİ HADİSLERDEN BİRİNE BAKALIM
HADİS: Rasulullah (sav) buyurdular ki: " Eğer Havva olmasaydı, kadınlar kocalarına hiçbir zaman ihanet etmezdi."
(Buhari, Enbiya;1, Müslim, Radâ 62-1470)
NE KADAR BENZİYOR TAHRİF EDİLMİŞ TEVRATTAN VE İNCİLDEN ALINTI YAPILDIĞI BELLİ DEĞİL Mİ?
HZ. ADEM’İN (A.S.) DÜNYAYA GÖNDERİLMESİNİN HİKMETLERİ
Cenâb-ı Hak, insan neslinin atası olan Âdem -aleyhisselâm-’ı mahlûkâtın en mükerremi kılarak cennette yaratmıştır.
Ancak yasaklanan ağaca yaklaşması neticesinde aslî vatanı olan cennetten çıkarılıp bir imtihan âlemi olan dünyaya gönderilmiştir. Bunun bâzı hikmetleri şöyle sıralanabilir:
1. Âdem -aleyhisselâm- ve Havvâ vâlidemizden teselsül edecek olan insan zürriyetinin yeryüzünde hayat sürmeleri murâd edilmiştir.
2. İçinde yaratıldıkları cennet nîmetlerinin kıymetini bilip tekrar o nîmetlere kavuşma ümîdiyle bir imtihan yeri olan dünyada sâlih amellere koşmaları istenmiştir.
3. Âdem -aleyhisselâm-’ın zürriyeti içinde cennete lâyık olmayıp cehenneme müstahak olan kimselerin bulunması ve bunların sâlihlerden tefrîk edilmesi istenmiştir.
4. İnsanın Allâh’ın irâdesini ve ahkâmını yeryüzünde tatbîk ve orayı îmarla mükellef bir halîfe kılınması murâd edilmiştir.
5. Mâhiyetini insan aklının çözemeyeceği bir kader sırrıdır.
HZ. ADEM VE HAVVA (A.S.) NASIL AFFEDİLDİ?
Şeytanın iğvâsıyla Cenâb-ı Hakk’ın emrine muhâlefet eden Âdem -aleyhisselâm- ile Havvâ vâlidemiz, cennetten çıkarılıp dünyâya gönderildiler.
HAZRETİ ADEM MELEKLER TARAFINDAN HİNDİSTANIN GÜNEYİNDEKİ SEYLAN ADASINA HAVVA ANAMIZ KIZILDENİZ KENARINDA Kİ CİDDE ŞEHRİNİN OLDUĞU YERE İNDİ
Hazret-i Âdem, melekler tarafından Hindistan’ın güneyindeki Seylan Adası’na, Havvâ vâlidemiz ise, Kızıldeniz kenarındaki Cidde şehrinin bulunduğu yere indirilmişti.
Bu yüzden uzun bir müddet birbirlerinden ayrı kaldılar. Âdem -aleyhisselâm- ile Havvâ vâlidemiz tevbe ve istiğfâra devâm ettiler. Lâkin bir türlü affa nâil olamıyorlardı. Nihâyet:
ADEM VE HAVVA EY RABBİMİZ BİZ KENDİMİZE ZULMETTİK EĞER BİZİ BAĞIŞLAMAZ VE ACIMAZSAN MUTLAKA ZİYAN EDENLERDEN OLURUZ
AYET: (el-A’râf, 23) “…Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, mutlakâ ziyân edenlerden oluruz.” diye duâ ettiler.
Ayrıca rivâyete göre Fahr-i Kâinât Efendimiz’le tevessülde bulundular.
Neticede Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in rûhâniyetine sığınarak O’nun bereketiyle ilâhî affa mazhar oldular. Hadîs-i şerîfte bu husus şöyle anlatılmaktadır:
HADİS: “Âdem -aleyhisselâm- cennetten çıkarılmasına sebep olan zelleyi işlediğinde, hatâsını anlayıp:
HADİS: «–Yâ Rabbî! Muhammed hakkı için Sen’den beni bağışlamanı istiyorum.» dedi. Allâh Teâlâ:
HADİS: «–Ey Âdem! Henüz yaratmadığım hâlde Muhammed’i sen nereden bildin?» buyurdu.
Âdem -aleyhisselâm-:
HADİS: «–Yâ Rabbî! Sen beni yaratıp bana rûhundan üflediğinde başımı kaldırdım, arşın sütunları üzerinde “Lâ ilâhe illâllâh, Muhammedü’r-Rasûlullâh” cümlesinin yazılı olduğunu gördüm.
Bildim ki Sen, zâtının ismine ancak yaratılmışların en sevimlisini izâfe edersin!» dedi.
Bunun üzerine Allâh Teâlâ:
HADİS: «–Doğru söyledin ey Âdem! Hakîkaten O, Ben’im için mahlûkâtın en sevimlisidir. O’nun hakkı için Bana duâ et. (Mâdem ki duâ ettin,) Ben de seni bağışladım. Şâyet Muhammed olmasaydı seni yaratmazdım!» buyurdu.” (Hâkim, Müstedrek, II, 672)
Âdem -aleyhisselâm-, Hazret-i Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ind-i ilâhîdeki şeref ve îtibârını hatırlayarak, nihâyet Cenâb-ı Hak’tan,
O’nun yüzüsuyu hürmetine affını taleb edince, bu taleb kabûl edilmiş ve Allâh Teâlâ, kendisine Mekke istikâmetinde yol göstermek üzere bir meleği memur kılmıştır.
HACILARIN AREFE GÜNÜ ARAFATA ÇIKMALARININ SEBEBİ ADEM İLE HAVVANN BULUŞTUĞU YER VE SAAT OLMASINDANDIR
Bu duâ bereketiyle Cidde’de yaşamakta olan Havvâ vâlidemiz de, diğer bir melek rehberliğinde Âdem -aleyhisselâm-’a doğru yola çıkarılmış ve Zilhicce’nin dokuzunda AREFE günü İKİNDİ vakti ARAFAT’ta buluşmuşlar,
gözyaşları içinde tekrar Rablerine istiğfâr etmişlerdir.
Hazret-i Âdem ile Hazret-i Havvâ’nın birbirlerine olan muhabbet ve meclûbiyetleri, Havvâ’nın farklı bir cinsten değil, Hazret-i Âdem’den yaratılmış olmasından kaynaklanmaktadır.
İhsân ve keremi sonsuz olan Cenâb-ı Hak, onların duâlarını kabûl ettiği gibi, onların neslinden olup kıyâmete kadar her sene aynı gün ve saatte oraya gelip af talep edenleri de bağışlama lutfunda bulunmuştur.
Hacıların arefe günü Arafat’a çıkıp istiğfâr etmelerinin hikmeti, işte budur.
HZ. ADEM (A.S.) KAÇ SENE YAŞADI? - Hz. Adem (a.s.) Ne Zaman Vefat Etti?
Hazret-i Âdem -aleyhisselâm- Cuma günü vefât etmiş, melekler gelip onu yıkamış, kefenlemiş ve sonra da defnetmişlerdir. 930 veya bin sene yaşadığı rivâyet edilir.
HZ. ADEM (A.S.) KISSASINDAN ÇIKARILACAK DERSLER
Hz. Âdem’in -aleyhisselâm- kıssasından alınacak ibretler:
1. İnsanı sürekli kötülüğe teşvik eden ve onun apaçık düşmanı olan şeytanın hîlelerine karşı çok dikkatli ve uyanık olunmalıdır.
2. İnsanı ebedî hüsrâna sevkedecek olan kibir, haset, hırs, acelecilik gibi mezmum sıfatlardan kurtulmak için nefs tezkiyesi ve kalb tasfiyesine ehemmiyet verilmelidir.
3. Bir günah işlendiğinde Âdem -aleyhisselâm-’ın yaptığı gibi hemen istiğfâr edilmelidir.
4. Hiçbir hatâmız olmasa dahî Allâh’ın nîmetlerine karşı lâyıkıyla şükredemeyeceğimizden, bu acziyetimizi îtirafla istiğfâra yönelmeliyiz.
5. Hazret-i Âdem -aleyhisselâm- ile Hazret-i Havvâ vâlidemizin yasak ağaca yaklaşması hâdisesinden ortaya çıkan neticeye göre, kulların günah işlemesinden sonra kaybolan rûhâniyetleri onların istiğfâr etmeleriyle tekrar geri verilmektedir.
6. Hazret-i Âdem gibi duâlarımızda dâimâ Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’le tevessül etmeli, rahat ve sıkıntılı her ânımızda onu dilimizden düşürmemeli, kalbimizden çıkarmamalıyız.
7. Hâbil gibi, rûh-i sultânîyi nefsânî hayâta gâlip kılarak ahsen-i takvîm sırrına kavuşmaya çalışmalıyız.
8. Hayra vesîle olanların, kendisinden sonra gelip aynı hayrı işleyenlerin ecrinden hisse alacağı, buna mukâbil, şerre sebep olanların da, kendilerinden sonra aynı şerri irtikâb edenlerin suçlarından bir vebâl yükleneceği hakîkati hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır. Nitekim Hâbil hayırda, Kâbil şerde çığır açmıştır.
9. İnsan, mükerrem yaratılmış ve onun varlıkların en üstünü olduğu bildirilmiştir.
HZ. ADEM’İN (A.S.) ÖZELLİKLERİ
Netîce olarak Hazret-i Âdem;
İlk olarak cennet ve dünyâ hayatını yaşayandı.
İlk örtünendi.
İlk unutandı.
İlk hatâ yapandı.
İlk tevbe edendi.
İlk peygamberdi. (Kendisine 10 sahîfe indirilmiştir.)
İlk tevhîd mücâdelesi verendi.
İlk evlâd acısını duyandı.
İlk selâmlaşandı.
İlk defa toprağı işleyendi.
Hâsılı o ilk insandı.
Bu ayetlerin hiçbirinde yasak ağaçtan ilk defa yiyenin kim olduğundan ve kimin kimi teşvik edip aldattığından bahsedilmemektedir.
Aksine, Şeytan’ın her ikisini de aldattığından ve her ikisinin de yasak ağaçtan yediğinden bahsedilmektedir.
Sayın okurlarım tahrif edilmiş Tevratta ve İncilde geçen şu ifadeler ne yazık hadisi şerif diye bize yutturulmuştur.
AŞAĞIDA GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ HAVVA ANAMIZI SUÇLAYAN TAHRİF EDİLMİŞ İNCİL VE TEVRATTIR
İNCİL:"Çünkü önce Adem, sonra Havva yaratıldı; aldatılan da Adem değildi, kadın aldatılıp suç işledi. "-Timoteos 2:13-14 (incil)
TEVRAT:Tevrat’ın Yaratılış (Tekvîn- 3).’’Kadın ağacın güzel, meyvesinin yemek için uygun ve bilgelik kazanmak için çekici olduğunu gördü. Meyveyi koparıp yedi. Yanındaki kocasına verdi, o da yedi.’’
Tevrat’a göre kır hayvanlarının en hilekârı olan yılan, Aden’deki bahçede (cennet) yaşamakta olan Havva’ya yaklaşmış.
TEVRAT: Tekvin, 3/1-6) ‘Allah bilir ki ondan yediğiniz gün, o vakit gözleriniz açılacak, iyiyi ve kötüyü bilerek Allah gibi olacaksınız’ diyerek onu yasak ağacın meyvesinden yemeğe ikna etmiş, daha sonra Havva yasak meyveden Âdem’e de yedirmiştir.
ŞİMDİDE BU KONUDAKİ HADİSLERDEN BİRİNE BAKALIM
HADİS: Rasulullah (sav) buyurdular ki: " Eğer Havva olmasaydı, kadınlar kocalarına hiçbir zaman ihanet etmezdi."
(Buhari, Enbiya;1, Müslim, Radâ 62-1470)
NE KADAR BENZİYOR TAHRİF EDİLMİŞ TEVRATTAN VE İNCİLDEN ALINTI YAPILDIĞI BELLİ DEĞİL Mİ?
HZ. ADEM’İN (A.S.) DÜNYAYA GÖNDERİLMESİNİN HİKMETLERİ
Cenâb-ı Hak, insan neslinin atası olan Âdem -aleyhisselâm-’ı mahlûkâtın en mükerremi kılarak cennette yaratmıştır.
Ancak yasaklanan ağaca yaklaşması neticesinde aslî vatanı olan cennetten çıkarılıp bir imtihan âlemi olan dünyaya gönderilmiştir. Bunun bâzı hikmetleri şöyle sıralanabilir:
1. Âdem -aleyhisselâm- ve Havvâ vâlidemizden teselsül edecek olan insan zürriyetinin yeryüzünde hayat sürmeleri murâd edilmiştir.
2. İçinde yaratıldıkları cennet nîmetlerinin kıymetini bilip tekrar o nîmetlere kavuşma ümîdiyle bir imtihan yeri olan dünyada sâlih amellere koşmaları istenmiştir.
3. Âdem -aleyhisselâm-’ın zürriyeti içinde cennete lâyık olmayıp cehenneme müstahak olan kimselerin bulunması ve bunların sâlihlerden tefrîk edilmesi istenmiştir.
4. İnsanın Allâh’ın irâdesini ve ahkâmını yeryüzünde tatbîk ve orayı îmarla mükellef bir halîfe kılınması murâd edilmiştir.
5. Mâhiyetini insan aklının çözemeyeceği bir kader sırrıdır.
HZ. ADEM VE HAVVA (A.S.) NASIL AFFEDİLDİ?
Şeytanın iğvâsıyla Cenâb-ı Hakk’ın emrine muhâlefet eden Âdem -aleyhisselâm- ile Havvâ vâlidemiz, cennetten çıkarılıp dünyâya gönderildiler.
HAZRETİ ADEM MELEKLER TARAFINDAN HİNDİSTANIN GÜNEYİNDEKİ SEYLAN ADASINA HAVVA ANAMIZ KIZILDENİZ KENARINDA Kİ CİDDE ŞEHRİNİN OLDUĞU YERE İNDİ
Hazret-i Âdem, melekler tarafından Hindistan’ın güneyindeki Seylan Adası’na, Havvâ vâlidemiz ise, Kızıldeniz kenarındaki Cidde şehrinin bulunduğu yere indirilmişti.
Bu yüzden uzun bir müddet birbirlerinden ayrı kaldılar. Âdem -aleyhisselâm- ile Havvâ vâlidemiz tevbe ve istiğfâra devâm ettiler. Lâkin bir türlü affa nâil olamıyorlardı. Nihâyet:
ADEM VE HAVVA EY RABBİMİZ BİZ KENDİMİZE ZULMETTİK EĞER BİZİ BAĞIŞLAMAZ VE ACIMAZSAN MUTLAKA ZİYAN EDENLERDEN OLURUZ
AYET: (el-A’râf, 23) “…Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, mutlakâ ziyân edenlerden oluruz.” diye duâ ettiler.
Ayrıca rivâyete göre Fahr-i Kâinât Efendimiz’le tevessülde bulundular.
Neticede Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in rûhâniyetine sığınarak O’nun bereketiyle ilâhî affa mazhar oldular. Hadîs-i şerîfte bu husus şöyle anlatılmaktadır:
HADİS: “Âdem -aleyhisselâm- cennetten çıkarılmasına sebep olan zelleyi işlediğinde, hatâsını anlayıp:
HADİS: «–Yâ Rabbî! Muhammed hakkı için Sen’den beni bağışlamanı istiyorum.» dedi. Allâh Teâlâ:
HADİS: «–Ey Âdem! Henüz yaratmadığım hâlde Muhammed’i sen nereden bildin?» buyurdu.
Âdem -aleyhisselâm-:
HADİS: «–Yâ Rabbî! Sen beni yaratıp bana rûhundan üflediğinde başımı kaldırdım, arşın sütunları üzerinde “Lâ ilâhe illâllâh, Muhammedü’r-Rasûlullâh” cümlesinin yazılı olduğunu gördüm.
Bildim ki Sen, zâtının ismine ancak yaratılmışların en sevimlisini izâfe edersin!» dedi.
Bunun üzerine Allâh Teâlâ:
HADİS: «–Doğru söyledin ey Âdem! Hakîkaten O, Ben’im için mahlûkâtın en sevimlisidir. O’nun hakkı için Bana duâ et. (Mâdem ki duâ ettin,) Ben de seni bağışladım. Şâyet Muhammed olmasaydı seni yaratmazdım!» buyurdu.” (Hâkim, Müstedrek, II, 672)
Âdem -aleyhisselâm-, Hazret-i Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ind-i ilâhîdeki şeref ve îtibârını hatırlayarak, nihâyet Cenâb-ı Hak’tan,
O’nun yüzüsuyu hürmetine affını taleb edince, bu taleb kabûl edilmiş ve Allâh Teâlâ, kendisine Mekke istikâmetinde yol göstermek üzere bir meleği memur kılmıştır.
HACILARIN AREFE GÜNÜ ARAFATA ÇIKMALARININ SEBEBİ ADEM İLE HAVVANN BULUŞTUĞU YER VE SAAT OLMASINDANDIR
Bu duâ bereketiyle Cidde’de yaşamakta olan Havvâ vâlidemiz de, diğer bir melek rehberliğinde Âdem -aleyhisselâm-’a doğru yola çıkarılmış ve Zilhicce’nin dokuzunda AREFE günü İKİNDİ vakti ARAFAT’ta buluşmuşlar,
gözyaşları içinde tekrar Rablerine istiğfâr etmişlerdir.
Hazret-i Âdem ile Hazret-i Havvâ’nın birbirlerine olan muhabbet ve meclûbiyetleri, Havvâ’nın farklı bir cinsten değil, Hazret-i Âdem’den yaratılmış olmasından kaynaklanmaktadır.
İhsân ve keremi sonsuz olan Cenâb-ı Hak, onların duâlarını kabûl ettiği gibi, onların neslinden olup kıyâmete kadar her sene aynı gün ve saatte oraya gelip af talep edenleri de bağışlama lutfunda bulunmuştur.
Hacıların arefe günü Arafat’a çıkıp istiğfâr etmelerinin hikmeti, işte budur.
HZ. ADEM (A.S.) KAÇ SENE YAŞADI? - Hz. Adem (a.s.) Ne Zaman Vefat Etti?
Hazret-i Âdem -aleyhisselâm- Cuma günü vefât etmiş, melekler gelip onu yıkamış, kefenlemiş ve sonra da defnetmişlerdir. 930 veya bin sene yaşadığı rivâyet edilir.
HZ. ADEM (A.S.) KISSASINDAN ÇIKARILACAK DERSLER
Hz. Âdem’in -aleyhisselâm- kıssasından alınacak ibretler:
1. İnsanı sürekli kötülüğe teşvik eden ve onun apaçık düşmanı olan şeytanın hîlelerine karşı çok dikkatli ve uyanık olunmalıdır.
2. İnsanı ebedî hüsrâna sevkedecek olan kibir, haset, hırs, acelecilik gibi mezmum sıfatlardan kurtulmak için nefs tezkiyesi ve kalb tasfiyesine ehemmiyet verilmelidir.
3. Bir günah işlendiğinde Âdem -aleyhisselâm-’ın yaptığı gibi hemen istiğfâr edilmelidir.
4. Hiçbir hatâmız olmasa dahî Allâh’ın nîmetlerine karşı lâyıkıyla şükredemeyeceğimizden, bu acziyetimizi îtirafla istiğfâra yönelmeliyiz.
5. Hazret-i Âdem -aleyhisselâm- ile Hazret-i Havvâ vâlidemizin yasak ağaca yaklaşması hâdisesinden ortaya çıkan neticeye göre, kulların günah işlemesinden sonra kaybolan rûhâniyetleri onların istiğfâr etmeleriyle tekrar geri verilmektedir.
6. Hazret-i Âdem gibi duâlarımızda dâimâ Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’le tevessül etmeli, rahat ve sıkıntılı her ânımızda onu dilimizden düşürmemeli, kalbimizden çıkarmamalıyız.
7. Hâbil gibi, rûh-i sultânîyi nefsânî hayâta gâlip kılarak ahsen-i takvîm sırrına kavuşmaya çalışmalıyız.
8. Hayra vesîle olanların, kendisinden sonra gelip aynı hayrı işleyenlerin ecrinden hisse alacağı, buna mukâbil, şerre sebep olanların da, kendilerinden sonra aynı şerri irtikâb edenlerin suçlarından bir vebâl yükleneceği hakîkati hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır. Nitekim Hâbil hayırda, Kâbil şerde çığır açmıştır.
9. İnsan, mükerrem yaratılmış ve onun varlıkların en üstünü olduğu bildirilmiştir.
HZ. ADEM’İN (A.S.) ÖZELLİKLERİ
Netîce olarak Hazret-i Âdem;
İlk olarak cennet ve dünyâ hayatını yaşayandı.
İlk örtünendi.
İlk unutandı.
İlk hatâ yapandı.
İlk tevbe edendi.
İlk peygamberdi. (Kendisine 10 sahîfe indirilmiştir.)
İlk tevhîd mücâdelesi verendi.
İlk evlâd acısını duyandı.
İlk selâmlaşandı.
İlk defa toprağı işleyendi.
Hâsılı o ilk insandı.